Ana SayfaKategorisizYeşilin Her Tonu: Karadeniz

Yeşilin Her Tonu: Karadeniz

Bu yaz Rize, Artvin ve Trabzon’u gezdim. Dönüşte aklımda kalan tek şey, hepimizin ne kadar güzel bir ülkede yaşadığını çoğu zaman fark etmediğiydi.

Rize’de çay bahçeleri dağlara merdiven gibi dayanıyor, sis yamaçlardan yavaşça iniyor. Trabzon’da deniz, dağ ve tarih aynı karede buluşuyor. Ama beni asıl şaşırtan Artvin oldu.

Artvin’de doğa gösteriş yapmıyor, sadece orada duruyor. Derin vadiler, hiç bitmeyen ormanlar, kıvrıla kıvrıla akan nehirler… Bir virajı dönüp manzarayla karşılaştığınızda arabayı kenara çekmemek mümkün değil. Bana göre Artvin, İsviçre’den aşağı kalmıyor. Hatta bir yönüyle önde: Burada kartpostal manzaralarının yanında insan sıcaklığı da var. Yol sorduğunuz kişi sizi çaya çağırıyor, kapıdan tek başınıza çıkmıyorsunuz.

Biz çoğu zaman “güzel yer” denince yurt dışını düşünüyoruz. Pasaportu hazırlıyor, uçak bileti arıyor, yüzlerce euro harcıyoruz. Oysa bir arabayla birkaç gün yol alıp bambaşka bir dünyaya girmek mümkün. Üstelik bu güzelliğin korunması da bizim elimizde. Betonlaşan yaylalar, kesilen ağaçlar, kirlenen dereler görünce insan şunu soruyor: Hayranlıkla bakıp sonra zarar vermek hangi mantığa sığar?

Karadeniz’i sevmek yetmiyor, korumak gerekiyor. Bir gün torunlarımıza “İsviçre’ye gitmeyin, bizim Artvin var” diyebilmek istiyorsak, bugünden sahip çıkmalıyız.

Gidemeyen varsa söyleyeyim: Valizi hazırlayın, rotanız Artvin olsun.

İLGİLİ BAŞLIKLAR
- Reklam -
Kayseri Gün Medya

Son Eklenenler