Ana SayfaDünyaÇingene Kızı “evine hoş geldin!”

Çingene Kızı “evine hoş geldin!”

Gaziantep’e gitmişken Zeugma Mozaik Müzesi’ni gezmesek olmazdı… Bütün tavsiyeler bu yönde olunca bizde tabi gezdik, gördük ama hala etkisindeyiz…

Zeugma anlatılırken, “Gaziantep’in Nizip ilçesinde, Fırat Nehri kıyısında yer alan ve özellikle Roma İmparatorluğu döneminden kalan muhteşem mozaikleriyle tanınan dünyaca ünlü bir antik kenttir. Kelime anlamı “köprü” veya “geçit” olan kent, antik çağda ticaret kervanlarının ve orduların Fırat’ı geçmek için kullandığı stratejik bir lojistik merkez” deniliyor.
Belki en son bahsedilmesi gereken şey ama benim için de dünya için de en gizemli çingene kızın, kazılarda ortaya çıkarılması ve kaçırılmasına kadar enteresan bir hikayesi var ki o nedenle ilk ondan başlasak hiç te yanlış olmaz sanırım…
Öğrendiklerimizden sonra daha da bir merakımızı cezbetti… Sırf Çingene Kız için bile Gaziantep’e gidip, görülmeli.
Gaziantep’in simgesi olan dünyaca ünlü Çingene Kızı mozaiği, bir villanın tabanında kazı biterken son anda şans eseri, üzerindeki molozların temizlenmesiyle keşfedilmiş. Ona asıl gizemi yükleyen şeylerden biri de gözlerin sırrı. Çingene Kızı mozaiğindeki figürün gözleri, Leonardo da Vinci’nin Mona Lisa tablosunda olduğu gibi üç boyutlu bir bakış tekniğine sahip. Hangi açıdan bakarsanız bakın, gözler doğrudan size dönük görünüyor.

Çingene Kızı mozaiğinin ABD’ye kaçırılan parçalarının heyecan verici geri dönüş hikayesi ise çok daha enteresan.
1960’larda kaçak kazı yapan defineciler, büyük bir soygun yapıyorlar… Çingene Kızı mozaiğinin etrafındaki 12 parçayı (çeşitli mitolojik figürler ve kuş tasvirleri) testereyle keserek yurt dışına kaçırıyorlar. Ne büyük bir gaflet…

Bu parçalar, 1965 yılında ABD’deki Bowling Green Devlet Üniversitesi tarafından 35 bin dolar karşılığında satın alınarak üniversitenin sanat merkezinde zemin süslemesi olarak kullanılmaya başlanıyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığımız hemen devreye girerek resmi geri iade sürecini başlatıyor. Yıllar süren mücadele sonrasında Çingene Kız evine getiriliyor.

Sanki büyük bir bulaşma anına şahitlik ediyor gibiydik biz de… Daha Müzenin o devası binasının önündeki afişte “evine hoş geldin!” yazısını görünce her birimiz eski bir yakınını tekrar görmüş olmanın mutluluğunu tekrar tekrar yaşıyor gibiydik. Çingene kızın 13. parçası da ait olduğu topraklara geri döndü, notuyla evine hoş geldin, deniliyordu, Çingene Kıza…

Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi, büyüklüğü ve barındırdığı sanatsal şaheserlerle dünyanın en önemli mozaik müzelerinden biri olarak biliniyor, hakikaten de öyle…

O muazzam ve devasa büyüklükteki mozaikler için de ancak böyle geniş bir ortam gerekir ki sergilenebilsin…

Devasa boyut derken de yaklaşık 30 bin metrekarelik alanı kaplayan müze, Tunus’taki Bardo Müzesi’ni geride bırakarak alanında dünyanın en büyükleri arasında zirveye oynamakta imiş, öğrendiğimiz bilgilere göre.

Devası büyüklükteki mozaiklerden bahsederken; geçmişin üç boyutlu TV’leri olarak nitelendiriliyor. Hiç te haksız değiller aslında..

Müzedeki Roma mozaikleri, döneminin zengin evlerinde havuz tabanlarını ve yemek odası zeminlerini süslüyormuş. Suyla temas ettiğinde renkleri canlanan bu mozaikler, konukları eğlendirmek için hareketli birer sinema ekranı gibi tasarlanmış.


Canlanmasını göremezsiniz ama bu muhteşem devasa mozaikleri görmenizi tavsiye ederim. İnsan yanında ufacık kalıyor…

Tekrar Çingene kıza gelirsek gizemine gizem katmak için karanlık bir odada tek başına sergileniyor. Tamamen labirent şeklinde tasarlanmış özel koridorlardan geçerek karanlık bir odaya ulaşıyorsunuz. Onu görmeye gelenleri her bakışa dönük gözüken gözleri ile ayrı ayrı selamlıyor, tarihinin taa derinliklerinden çıkıp, Amerikaları gezip, gelerek.

 

Daha sonra öğreniyoruz tabi bu gizemli atmosfer, figürün büyüleyici bakışlarını daha da çarpıcı hale getiriyormuş. Yönlendirmelerle Çingene Kızın olduğu bölüme giderken önce bir irkilmedim değil, ne yalan söyleyeyim… Şöyle dar ve karanlık koridorlardan geçerek, nereye gittiğini bilmeden yürümek insanı ister istemez geriyor. Ama labirentin sonunda bütün yazıya ilham kaynağı olan Çingene Kıza ulaşınca insan hedefine varmış gibi çekilen cefaya değdi, diyesi geliyor…
Hala aynı gizemini koruyor, anlatmak istediği ne çok şey var acaba? Çingene kızı denmesinin yanında asıl adını haykırası var belki de… Kim bilir belki bir gün bütün gerçekliği ile yeni bilgilere de ulaşılır… Gizem çözülür, haklı gerçekliği ortaya çıkar belki…

Kayıp parçaların boşluğu: ABD’den 2018’de geri getirilen 12 parça ana mozaiğin yanına yerleştirilmiştir; ancak kaçakçıların testereyle kestiği diğer kısımlar hala boşluk olarak sergilenmekte ve tarihin uğradığı ihaneti gözler önüne seriyor…

ÇİNGENE KIZ HALİ HAZIRDA
EN BİLİNEN MOZAİK…
Siz de mutlaka görmelisiniz…

Eğer mozaik dışında müzenin en değerli ikinci parçasını soracak olursanız, bu kesinlikle Mars (Ares) Heykeli‘dir. 1.5 metre boyundaki bu bronz heykel, antik kentin koruyucusu olarak kabul ediliyordu ve gözlerindeki gümüş-altın kakmalarla ilk günkü ihtişamını koruyor…
İLGİLİ BAŞLIKLAR
- Reklam -
Kayseri Gün Medya

Son Eklenenler