İZ KALIR

Ben yaşanmışlıkları yazarım; yalnızca duyguları değil, o duyguların insanda bıraktığı izleri…

Çünkü yaşamak, başımızdan geçenlerin toplamı değildir yalnızca. Asıl hikâye, her şey geçip gittikten sonra içimizde kalan yerde başlar. Bir gün ağlarsınız, gözyaşınız diner; fakat sizi ağlatan şey ruhunuzda kendine küçük bir oda bırakır. Birini seversiniz, belki yollarınız ayrılır; ama onunla öğrendiğiniz bir kelime, bir susuş, bir bakış yıllar sonra hiç beklemediğiniz bir anda karşınıza çıkar. İnsan unuttuğunu sanır. Oysa bazen unutmak, yalnızca hatırlamadan yaşamayı öğrenmektir.

Ben biraz da bunu yazarım.

Gidenin ardından kapanan kapıyı değil, o kapının sesinin evde ne kadar kaldığını… Kırılan kalbi değil yalnızca, kırıldıktan sonra insanın sevgiyi nasıl tuttuğunu… Kaybetmenin kendisini değil, eksilen birinin ardından sofrada, evde, sokakta ve insanın içinde kalan o görünmez boşluğu…

Çünkü bazı acılar bağırmaz. Yıllar geçtikçe sessizleşirler. Fakat sessizlikleri, yok oldukları anlamına gelmez. Bazen bir kokuya saklanırlar, bazen eski bir şarkıya, bazen yıllardır açılmayan bir çekmeceye. Sonra sıradan bir günün ortasında çıkıp gelirler. İnsan o zaman anlar: Zaman her şeyi silmiyor; bazı şeylerin yalnızca üzerini inceltiyor.

Hayat biraz deniz gibidir. Fırtınayı herkes görür; dalgalar yükselirken kıyıdaki herkes konuşur. Ben fırtına dindikten sonra kıyıya bakarım. Hangi taş yerinden oynamış, hangi dal kırılmış, hangi iz kuma gömülmüş… Çünkü insanın kim olduğunu çoğu zaman fırtına değil, fırtınadan sonra neye dönüştüğü anlatır.

Belki bu yüzden benim kalemim biraz geç kalmış duyguların kalemidir.

Herkes gittikten sonra kalan sandalyeye, sustuktan sonra boğazda kalan düğüme, iyileştikten sonra bile ara sıra sızlayan yere bakar.

Çünkü bazı hikâyeler bittiği gün bitmez.

İnsan yürür, hayat devam eder, takvimler değişir. Bir sabah yeniden güler, yeniden sever, yeniden umut eder. Ama ruhunun bir yerinde ince bir çizgi taşır. Kimse görmez onu. Belki kendisi bile her gün hatırlamaz.

Ama o çizgi oradadır.

Ben işte o çizgiyi yazarım.

Çünkü yaşanmışlık dediğimiz şey, geçmişte kalanlar değil; geçmişten bugüne bizimle yürümeye devam edenlerdir.

Ve insanın en gerçek hikâyesi bazen başına gelenlerde değil, başına gelenlerden sonra kim olduğunda saklıdır. Bazı şeyler geçer.

İz kalır.

İLGİLİ BAŞLIKLAR
- Reklam -
Kayseri Gün Medya

Son Eklenenler