Ana SayfaYaşamERCİYES'İN ZİRVESİNDEKİ SIR – II

ERCİYES’İN ZİRVESİNDEKİ SIR – II

Erciyes Neden Kutsal Bir Dağdı? Pers Ateş Kültü ve Mithras’ın İzleri
Bazı dağlar yalnızca coğrafyanın bir parçasıdır. Bazıları ise medeniyetlerin hafızasında kutsal kabul edilir. Erciyes Dağı da işte bu ikinci gruba girer.
Bugün zirvesine kayak yapmak, doğa yürüyüşü gerçekleştirmek ya da manzarasını seyretmek için çıkıyoruz. Ancak yaklaşık iki bin yıl önce yaşayan insanlar için Erciyes, gökyüzüne en yakın yerlerden biri, tanrılara ulaşan kutsal bir zirveydi.
Antik kaynaklar ve arkeolojik buluntular, Kapadokya’nın uzun yıllar Pers kültürünün etkisi altında kaldığını göstermektedir. Pers inanç sisteminde ateş; temizliğin, ilahi ışığın ve hakikatin sembolüydü. Ateşe tapılmıyor, onu temsil ettiği kutsallık nedeniyle saygıyla korunuyordu. Güneş ise bu ilahi düzenin gökyüzündeki en güçlü simgesiydi.
İşte bu noktada Erciyes’in önemi daha iyi anlaşılmaktadır.
Anadolu’nun en yüksek zirvelerinden biri olan Argaios, göğe yükselen heybetiyle insanlar üzerinde derin bir etki bırakmış olmalıdır. Dağın zirvesinde çoğu zaman görülen kar, sis ve bulutlar; zaman zaman geceleri seçilebilen volkanik parıltılar ve heybetli görünümü, onu sıradan bir dağ olmaktan çıkararak kutsal bir mekân hâline getirmiştir.
Roma döneminde Kayseri’de basılan sikkelerde Erciyes’in zirvesine yerleştirilen ışın taçlı tanrı figürü de bu anlayışın devam ettiğini göstermektedir.
Araştırmacılar, bu figürün yalnızca Güneş Tanrısı Helios’u temsil etmediğini, Pers kökenli Mithras inancıyla da güçlü bağlar taşıdığını ifade etmektedir.
Mithras, Roma İmparatorluğu’nda özellikle askerler arasında büyük saygı gören bir tanrıydı. Doğruluğun, ışığın, sadakatin ve kozmik düzenin koruyucusu olarak kabul edilirdi. Roma lejyonlarının bulunduğu şehirlerde Mithras kültüne ait çok sayıda iz görülmektedir.
Kayseri’nin de Roma’nın önemli askerî merkezlerinden biri olması, Mithras kültünün burada tanınmasını ve Helios inancıyla birleşmesini kolaylaştırmış olabilir.
Nitekim Kapadokya’da bulunan bazı yazıtlar, Mithras’ın “Yenilmez Güneş” anlamına gelen Sol Invictus Mithras adıyla anıldığını göstermektedir. Bu ifade, güneş kültü ile Mithras inancının nasıl iç içe geçtiğinin en önemli delillerinden biridir.
Ancak burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta vardır.
Bugün elimizdeki veriler, Erciyes’in zirvesindeki figürün kesin olarak Mithras olduğunu söylemeye yetmemektedir. Bilim insanları, mevcut arkeolojik bulgular ışığında bunun güçlü bir ihtimal olduğunu, ancak yeni buluntuların bu görüşü değiştirebileceğini de ifade etmektedir. Bilim, kesin hükümlerden çok kanıtlarla ilerleyen bir yolculuktur.
Belki de Erciyes’in asıl sırrı burada gizlidir.
Bu dağ, yüzyıllar boyunca Perslerin, Romalıların, Kapadokyalıların ve Anadolu’da yaşayan birçok toplumun ortak hafızasında farklı anlamlar kazanmış; her medeniyet kendi inancını onun zirvesine taşımıştır.
Bugün bizler Erciyes’e baktığımızda bir tabiat harikası görüyoruz.
İki bin yıl önce yaşayan insanlar ise aynı zirvede ilahi ışığın yeryüzüne indiğine inanıyordu.
Belki de Erciyes’in gerçek büyüsü, taşında toprağında değil; binlerce yıldır taşıdığı bu ortak kültürel hafızadadır.
Devam edecek…
Gelecek yazı: “Roma Sikkelerinde Erciyes: Bir Dağ Nasıl İmparatorluğun Sembolü Oldu?”

İLGİLİ BAŞLIKLAR
- Reklam -
Kayseri Gün Medya

Son Eklenenler