Ana SayfaGündemVaktimizi Geri Alabilir miyiz?

Vaktimizi Geri Alabilir miyiz?

Son zamanlarda filmlerin sürelerine bakıyorum.
İki buçuk saat… Üç saat… Hatta üç buçuk saat.
Bir filmi izlemek için oturuyoruz ve hayatımızın üç saatini o hikâyeye bırakıyoruz.
Elbette sinema bir sanat. Bazı hikâyelerin uzun anlatılması gerekiyor. Buna itirazım yok.
Ama bazen düşünüyorum: Gerçekten anlatılması gereken her şey üç saat mi sürmeli
Aynı hikâye bir buçuk saatte anlatılabilecekken neden üç saate uzatılıyor?
Çünkü üç saat, günlük hayatın içinde sandığımız kadar küçük bir zaman değil.
Üç saatte bir yere gidebiliriz. Birkaç sayfa kitap okuyabiliriz. Uzun zamandır aramadığımız birini arayabiliriz. Yürüyebilir, sohbet edebilir, yeni bir şey öğrenebiliriz.
Hatta hiçbir şey yapmadan oturup biraz kendimizle kalabiliriz.
Üstelik mesele sadece filmler de değil.
Bir videonun, dizinin, sosyal medya akışının, oyunun ne kadar zamanımızı aldığını çoğu zaman fark etmiyoruz.
Zamanımızı harcarken değil, geriye dönüp baktığımızda ne kadar harcadığımızı anlıyoruz.
Belki de artık sadece “Bu film güzel mi?” diye değil,
“Buna üç saatimi vermeye değer mi?”
diye de sormamız gerekiyor.
Çünkü para harcadığımızda hesabını yapıyoruz.
Ama zamanı harcarken aynı hesabı yapmıyoruz.
Oysa para yeniden kazanılabilir.
Geçen üç saat geri gelmiyor.

İLGİLİ BAŞLIKLAR
- Reklam -
Kayseri Gün Medya

Son Eklenenler