Ana SayfaGündemSevgi mi, Görev mi?

Sevgi mi, Görev mi?

Hayatın içinde hepimizin omuzlarında taşıdığı sorumluluklar var. Eve ekmek getirmek, faturaları ödemek, çocuklarla ilgilenmek, verilen sözleri tutmak, üzerine düşeni yapmak… Bunların her biri kıymetli. Çünkü bir ilişkinin ayakta kalması, yalnızca güzel sözlerle değil, emekle de mümkündür.

Ama bazen farkında olmadan sevgiyi sadece bunlardan ibaret sanıyoruz.

“Ben görevimi yapıyorum, daha ne olsun?” cümlesi, birçok evin duvarlarında sessizce yankılanıyor. Oysa insanın ihtiyacı sadece eksiklerin tamamlanması değildir. İnsan, görülmek ister. Dinlenmek ister. Anlaşılmak ister. Bir çift sıcak gözde kendine yer bulmak ister.

Sevgi, yalnızca yapılması gerekenleri yapmak olsaydı, en düzenli hayatlar aynı zamanda en mutlu hayatlar olurdu. Oysa öyle değil. Çünkü sevgi, bir listeyi eksiksiz tamamlamak değil; o listenin arasına ince bir merhamet, içten bir tebessüm ve samimi bir “Nasılsın?” sorusu bırakabilmektir.

Bazen bir fincan çayın yanında edilen kısa bir sohbet, pahalı hediyelerden daha değerlidir. Bazen yorgun bir omza usulca dokunmak, saatlerce konuşmaktan daha çok şey anlatır. Çünkü sevgi, insanın kalbine dokunabildiği yerde anlam kazanır.

Hiç düşündünüz mü?

Bir insan bütün sorumluluklarını yerine getirirken, karşısındaki kendini hâlâ yalnız hissediyorsa, orada eksik olan nedir?

Belki de cevap çok basittir.

Görevler hayatı sürdürür; sevgi ise hayatı güzelleştirir.

Sevgi, mecburiyetle yapılanların ötesine geçebilmektir. Kimse istemediği hâlde bir fincan çay hazırlamak, yorgunluğu yüzünden okunurken sessizce elini tutmak, kalabalığın içinde “Ben senin yanındayım.” duygusunu hissettirebilmektir.

Çünkü sevginin dili bazen kelimeler değildir. Bir bakışta, bir bekleyişte, bir fedakârlıkta saklıdır.

İlişkiler sadece görevlerle ayakta kalabilir belki… Ama yalnızca sevgiyle nefes alır.

İLGİLİ BAŞLIKLAR
- Reklam -
Kayseri Gün Medya

Son Eklenenler