Ana SayfaGündemParklar Bizim Ortak Evimizdir

Parklar Bizim Ortak Evimizdir

Şehir hayatının yoğun temposunda, beton yığınlarının arasında nefes alabildiğimiz, gölgesinde soluklandığımız ve çocuklarımızı toprakla, yeşille buluşturabildiğimiz nadide sığınaklarımızdır parklar. Bizlere sunulan, hepimizin vergileriyle ve emeğiyle var edilen bu güzel alanlar, aslında mahallemizin, şehrimizin ortak salonudur. Ancak son zamanlarda bu salonlara adım attığımızda karşılaştığımız manzara ne yazık ki içimizi sızlatıyor. Çöp kutularının hemen yanı başına atılmış plastik şişeler, bankların üzerine saçılmış çekirdek kabukları, ambalaj atıkları… İnsanlar artık aileleriyle gidip oturacak, temiz bir nefes alacak tek bir köşe bulamaz hale geldi.
Unuttuğumuz çok temel bir gerçek var: Bir alanın temiz tutulması, orayı temizleyenlerin değil, orada yaşayanların yani bizlerin sorumluluğundadır. Evimizin salonuna çöplerimizi fırlatmadığımız gibi, her gün yüzlerce komşumuzla paylaştığımız bu ortak yaşam alanlarına da aynı özeni göstermek zorundayız. Bir yeri kirletip “nasılsa birileri temizler” diye arkamıza bakmadan gitmek, her şeyden önce o alanı paylaşacağımız diğer insanlara karşı yapılmış büyük bir haksızlıktır.
Bu kötü gidişatı durdurmanın ve geleceği kurtarmanın yolu ise çevre bilincini ve başkasının hakkına saygı duymayı evlatlarımızın ruhuna bir nakış gibi işlemekten geçiyor. Çocuklar duyduklarını değil, gördüklerini uygularlar. Onlara temiz bir dünya bırakmak istiyorsak, önce temiz birer rol model olmak zorundayız.
Çocuğumuzla parka gittiğimizde kendi çöpümüzü birlikte çöp kutusuna atmak, hatta yerdeki bir yabancı çöpü alıp kutuya bırakarak ona “Bu dünya bizim ve onu korumalıyız” mesajını sessizce vermek ilk adımı oluşturur. Parktaki oyuncakların, salıncakların ve yeşil çimenlerin sadece kendilerine ait olmadığını; diğer arkadaşlarının da burada hakkı olduğunu tatlı bir dille anlatmalıyız. Komşu hakkı nasıl önemliyse, toplumun ortak kullanım alanını korumak da öyle büyük bir sorumluluktur. Parktan ayrılmadan önce “Hadi bakalım, oturduğumuz alanı kim daha çabuk eski temiz haline getirecek?” gibi küçük oyunlar oynamak da bu temizliği eğlenceli bir alışkanlığa dönüştürecektir.
Bir toplumun kültür seviyesini, birbirine olan saygısını ve nezaketini anlamak istiyorsanız, everyone’ın özgürce kullandığı ortak alanlara bakın. Eğer parklarımız çöpten geçilmiyorsa, bu bizim toplumsal olarak aynadaki kırığımızdır. Gelin, bugünden tezi yok, doğaya ve birbirimize sahip çıkalım. Hem oturduğumuz bankı temiz bırakarak kendimize ve çevremize saygı duyalım hem de elinden tuttuğumuz çocuklarımıza temiz bir çevrenin, uygar bir insan olmanın en büyük erdemi olduğunu gösterelim. Unutmayalım; yeşil sadece gözümüze değil, ruhumuza da şifadır; onu kirletmek ise kendi geleceğimizi karartmaktır. Haber Merkezi

İLGİLİ BAŞLIKLAR
- Reklam -
Kayseri Gün Medya

Son Eklenenler