Ana SayfaGündemEn Zor Hastalık

En Zor Hastalık

Hepimizin çevresinde vardır; her konuda fikri olan, herkesi eleştiren ama sıra kendine gelince tek bir kusurunu bile kabul etmeyen insanlar… Konuşurken sanki hayatın bütün doğruları onların elindedir. Yanlış yapan hep başkasıdır, eksik olan hep diğerleridir. Kendileri ise her zaman haklıdır.

Oysa insanı geliştiren şey, çok konuşmak değil; gerektiğinde susabilmek, dinleyebilmek ve “Ben de hata yapmış olabilirim.” diyebilmektir. Sürekli başkalarının yanlışlarını sayan, kendi eksiklerini göremeyen kişi aslında en büyük yanılgının içindedir. Çünkü aynaya bakmadan çevresine ayna tutmaya çalışmaktadır.

Bilgi, insanı değerli kılar; ancak tevazuyla birleşmediğinde kibire dönüşür. Çok konuşmak da her zaman çok şey bildiğiniz anlamına gelmez. Bazen en bilge insanlar en az konuşanlardır. Çünkü gerçekten bilen, bilmediklerinin de farkındadır.

Belki de hepimizin zaman zaman kendimize şu soruyu sorması gerekiyor: Başkalarının hatalarını gördüğüm kadar kendi hatalarımı da görebiliyor muyum? Çünkü değişim, başkalarını düzeltmeye çalışmakla değil, önce kendimizi düzeltmekle başlar.

Unutmayalım; insanı büyüten kusursuz olduğunu düşünmesi değil, kusurlarını fark edip onları düzeltmeye çalışmasıdır. Gerçek olgunluk, her konuda son sözü söylemekte değil, gerektiğinde “Haklı olabilirsin.” diyebilmektedir. En çok konuşan değil, en çok kendini sorgulayan insan gerçekten öğrenmeye devam eder.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik
İLGİLİ BAŞLIKLAR
- Reklam -
Kayseri Gün Medya

Son Eklenenler