Ana SayfaGündemBir Gün Elektrikler Hiç Gelmese…

Bir Gün Elektrikler Hiç Gelmese…

Sabah uyandığımızda ilk iş ışığı yakmak isteriz. Telefonumuzu şarja takar, kahvemizi makinede hazırlar, televizyonu açarız. Günün büyük bölümü farkında bile olmadan elektriğin bize sunduğu konforun içinde geçer.

Peki ya bir sabah uyansak ve elektrik hiç gelmese?

İlk birkaç saat telaş başlar. Telefonların şarjı azalır, internet kesilir, televizyon susar. Asansörler çalışmaz, klimalar durur, bilgisayarlar açılmaz. Günlük hayatın ne kadar büyük bir bölümünü görünmez bir güce emanet ettiğimizi o zaman fark ederiz.

Ama belki de asıl ilginç olan, gün ilerledikçe yaşanacak değişimdir.

Belki aile bireyleri aynı odada oturup gerçekten konuşmaya başlar. Çocuklar tablet yerine bahçeye çıkar. Komşular kapı önünde birbirine “Sizde de mi elektrik yok?” diye seslenirken sohbet uzar. Gökyüzüne bakmak için bir sebep buluruz. Sessizliğin aslında ne kadar huzurlu olabileceğini yeniden keşfederiz.

Elbette elektriksiz bir hayatı kimse istemez. Hastanelerden üretime, eğitimden iletişime kadar hayatın her alanında elektriğe ihtiyacımız var. Mesele elektriğin varlığı değil; onsuz birkaç saat bile kalınca, onsuz yapamadığımız şeylerin gerçekten ne kadar gerekli olduğunu sorgulamaktır.

Belki de asıl karanlık, lambaların sönmesi değildir. Asıl karanlık; aynı evde yaşayıp birbirine yabancılaşan insanların, aynı masada oturup birbirinin yüzüne bakmamasıdır.

Bir gün elektrikler hiç gelmese, hayatımız zorlaşırdı. Ama belki de uzun zamandır kaybettiğimiz bazı alışkanlıklar geri gelirdi. Daha çok sohbet eder, daha çok dinler, daha çok hissederdik.

Belki de o gün bize şunu hatırlatırdı: Hayatı aydınlatan sadece ampuller değildir. Bir gülümseme, içten bir sohbet, samimi bir dostluk ve aynı sofrada paylaşılan birkaç güzel cümle de insanın dünyasını aydınlatmaya yeter.

Belki de bazen ihtiyaç duyduğumuz şey, daha fazla ışık değil; birbirimize daha fazla zaman ayırmaktır.

İLGİLİ BAŞLIKLAR
- Reklam -
Kayseri Gün Medya

Son Eklenenler