Ana SayfaGündemAynaya Bakmadan Başkasını Eleştirmek

Aynaya Bakmadan Başkasını Eleştirmek

İnsan, başkasının hatasını görme konusunda ne kadar da başarılı…

Bir başkasının yanlışını saniyeler içinde fark eder, yaptığı hatayı uzun uzun anlatır, neden böyle davrandığını sorgular, hatta bazen onun yerine hüküm bile verir. Ama iş kendi hatasına geldiğinde nedense aynı gözler bulanıklaşır, aynı vicdan susar.

Çünkü insanın kendi kusuruna bakması, başkasının kusurunu görmekten çok daha zordur.

Kendimize gelince bahanelerimiz vardır.
“Ben bunu kötü niyetle yapmadım.”
“Benim şartlarım farklıydı.”
“Beni buna o mecbur etti.”
“Ben aslında öyle demek istemedim.”

Ama karşı taraf aynı şeyi yaptığında bahanelere yer bırakmayız.

Onun hatası hatadır, bizimki ise bir sebeptir.

Belki de en büyük adaletsizliklerden biri budur: Kendimize gösterdiğimiz anlayışı başkasından esirgemek…

İnsan bazen karşısındakini sürekli eleştirirken aslında kendi eksiklerini görmemek için konuşur. Çünkü başkasının yanlışına ne kadar çok odaklanırsa, kendi yanlışları o kadar görünmez kalır.

Oysa insanın önce kendine dönüp sorması gerekir:
“Ben hiç hata yapmadım mı?”
“Ben hiç birini kırmadım mı?”
“Ben hiç yanlış anlaşılmadım mı?”

“Ben hiç özür dilemem gereken bir yerde haklı çıkmaya çalışmadım mı?”

Belki de hayatımızdaki birçok tartışma, haklı olduğumuz için değil; kendi hatamızı kabul etmeyi göze alamadığımız için uzayıp gidiyor.

Çünkü özür dilemek bazı insanlara yenilmek gibi geliyor. Hatasını kabul etmek gururuna dokunuyor. Oysa insanın “Burada ben de yanlış yaptım.” diyebilmesi, küçülmek değil; büyümektir.

Kimse kusursuz değil.

Hepimizin bazen yanlış söylediği, yanlış anladığı, kırdığı, kırıldığı, sustuğu ya da gereğinden fazla konuştuğu zamanlar var.

Mesele hiç hata yapmamak değil.

Mesele, başkasının hatasını taşla gösterirken kendi hatamızı halının altına süpürmemek.

Çünkü insanın en zor yüzleşmesi başkasıyla değil, kendiyle olandır.

Bir gün herkes başkasını eleştirmeyi bırakıp kendine dönse belki de birçok kırgınlık hiç yaşanmayacak.

Çünkü bazen karşımızdaki insanın değişmesini beklemekten önce, aynadaki insanla konuşmamız gerekir.

Ve belki de kendimize soracağımız en önemli soru şudur:

“Ben karşımdakinden beklediğim şeyi kendime de uyguluyor muyum?”

Cevap evetse, işte o zaman eleştiri adalete dönüşür.

Değilse…

Belki de başkasını yargılamadan önce biraz susup aynaya bakmanın zamanıdır.

İLGİLİ BAŞLIKLAR
- Reklam -
Kayseri Gün Medya

Son Eklenenler