Ana SayfaKategorisizSÜMER’E DOKUNMAYIN!

SÜMER’E DOKUNMAYIN!

Kayseri’nin öyle değerleri vardır ki onları yalnızca bir tesis, bir bina ya da bir arazi olarak görmek büyük yanılgıdır. Çünkü bazı mekânlar vardır; geçmişiyle, yaşanmışlıklarıyla, yetiştirdiği sporcularla bir şehrin hafızasına kazınmıştır. Sümer Stadı da işte tam olarak böyle bir yerdir.

***

Türk futbolunun ulu çınarlarından biridir Sümer Stadı. Eski adıyla Sümer Stadı, bugünkü adıyla Sümer Kompleksi… 

Kayseri futbolunun can damarı, nefes borusu, binlerce sporcunun ilk hayallerine ev sahipliği yapan spor mabedi.

***

1934 yılında temeli atılan, 1935 yılında hizmete açılan Sümer Bez Fabrikası’nın bulunduğu alanda şekillenen bu spor kompleksi, yıllar içerisinde yalnızca futbolun değil, pek çok spor branşının merkezi haline geldi.

***

Bir zamanlar toprak sahalarda oynanan maçlardan çim sahalara uzanan yaklaşık 90 yıllık bir hikâye…

O sahada ter dökenler, tribünlerinde heyecanlananlar, ilk kramponunu orada giyenler, ilk golünü orada atanlar, spor hayatına orada başlayanlar…

Sümer Stadı’nın hafızasında binlerce insanın hikâyesi var.

***

Bugün iki ışıklı çim sahası, tenis kortları, yüzme havuzları ve farklı spor branşlarına hizmet veren tesisleriyle on binlerce sporcunun yararlandığı bu kompleks, Kayseri sporunun en önemli merkezlerinden biri olmayı sürdürüyor.

Üstelik mesele sadece Kayseri de değil. Başka şehirlerden müsabaka için gelen sporcuların, antrenörlerin ve spor insanlarının da hayranlıkla söz ettiği, ülke genelinde benzeri kolay bulunmayan bir spor altyapısından bahsediyoruz.

Şimdi böylesine önemli bir değerin geleceğiyle ilgili ciddi soru işaretleri var.

***

Sümer Bez Fabrikası’nın kapatılmasının ardından fabrika arazisinin Abdullah Gül Üniversitesi’ne devredilmesi sürecinde spor kompleksinin farklı amaçlarla kullanılamayacağına ilişkin hükümlerin bulunduğu biliniyor. Ancak son dönemde üniversitenin spor kompleksini de kendi bünyesine katmak için girişimlerde bulunduğu ve bu yönde mesafe alındığı konuşuluyor.

***

Eğer böyle bir girişim varsa, burada herkesin durup düşünmesi gerekiyor.

Üniversiteye karşı değiliz. Bilime, eğitime, üniversitenin gelişmesine de karşı değiliz. Ama bir şehrin spor geleceğinin, geçmişinin ve ortak hafızasının feda edilmesine de sessiz kalamayız.

Bir üniversite daha fazla alana ihtiyaç duyabilir. Elbette bunun için çözüm aranabilir. Ancak çözüm, Kayseri’nin spor damarlarından birini kesmek olmamalıdır.

***

Sümer Kompleksi’ni sıradan bir taşınmaz gibi değerlendirmek, meselenin özünü anlamamaktır. Burası herhangi bir kurumun tasarrufuna bırakılabilecek sıradan bir arazi değildir. Burası Kayseri’nin ortak değeridir.

***

Peki çözüm ne?

 

Öncelikle Kayseri Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, milletvekilleri ve ilgili kurumlar vakit kaybetmeden bir araya gelmeli. Kompleksin mevcut kullanım amacı ve gelecekteki hukuki statüsü açıkça ortaya konulmalı. Varsa devir ya da tahsis girişimleri kamuoyuyla paylaşılmalı.

Ardından spor kompleksinin korunmasını güvence altına alacak idari ve hukuki adımlar atılmalı. Alanın spor hizmeti dışında başka bir amaçla kullanılmasının önüne geçilmeli. Üniversitenin ihtiyaçları da bu tesisin bütünlüğünü bozmadan, alternatif alanlar ve ortak kullanım modelleri üzerinden değerlendirilmelidir.

Yani mesele bir kurumun diğerine üstünlük kurması değil, Kayseri’nin kazanımlarını koruyacak ortak aklı ortaya koymasıdır.

***

Buradan şehri yönetenlere açıkça sesleniyorum:

Yarın çok geç olmadan bugün harekete geçin!

Sümer’in kapısına kilit vurulduktan, sahaları boşaltıldıktan, sporcular başka adreslere savrulduktan sonra çözüm aramanın kimseye faydası olmaz.

Bu şehirde siyasetçiler değişir, yöneticiler değişir, kurumların başındaki isimler değişir. Ama Sümer’in hafızası değişmez. Orada biriken emek, ter ve hatıralar hiçbir makamın kişisel tasarrufuna bırakılamaz.

Sizin, bizim, hepimizin o sahalarda bir anısı var. Birimizin ilk maçı, diğerimizin ilk golü, bir başkasının yıllarca süren spor mücadelesi…

Üstelik bu mesele yalnızca tesislerden yararlanan sporcuları ilgilendirmiyor. On binlerce sporcunun ailesiyle birlikte düşünüldüğünde, Sümer’in ne kadar büyük bir toplumsal değere sahip olduğu daha iyi anlaşılacaktır.

***

Yarın 50 bine yakın sporcu, aileleriyle birlikte bu değere sahip çıkmak için sokaklara çıkarsa bunun hesabını kimse veremez! Böyle bir toplumsal tepkinin oluşmasını beklemek yerine, şehri yönetenler bugünden sorumluluk almalı ve bu yanlıştan dönülmesini sağlamalıdır.

***

Kimse Sümer’in kapısına kilit vurulduktan sonra çözüm aramaya kalkmasın. Çünkü o zaman kaybedilen yalnızca birkaç saha değil, bir şehrin spor hafızası ve geleceği olacaktır.

Sümer Spor Kompleksi’ni korumak nostaljiye sahip çıkmak değildir. Kayseri’nin geleceğine, gençlerine ve spor hakkına sahip çıkmaktır.

SÜMER’E DOKUNMAYIN! ÇÜNKÜ SÜMER YALNIZCA GEÇMİŞİMİZ DEĞİL, GELECEĞİMİZDİR.

İLGİLİ BAŞLIKLAR
- Reklam -
Kayseri Gün Medya

Son Eklenenler