Pazar, Haziran 14, 2026
Kayseri Gün Medya
Ana SayfaKategorisizSEVMEYİ BİLENLER

SEVMEYİ BİLENLER

Bazı insanlar vardır, kalabalıkların içinde yürürler ama kalabalıkların sesine dönüşmezler.

Çünkü onların yüreğinde, dünyanın çoktan unuttuğu bir bahar saklıdır.

Rüzgârlar sert eser, mevsimler değişir, insanlar değişir…

Ama onların içindeki çiçekler açmaktan vazgeçmez.

Öyle bir çağdayız ki; insanlar çölleşen ruhlarına yağmur bekliyor ama başkasının kuruyan toprağına bir damla olmaktan kaçıyor.

Güneş görmek istiyor ama kimsenin karanlığına ışık taşımıyor.

Sevilmek istiyor ama sevmeyi öğrenmek istemiyor.

İşte böyle bir zamanda, sevmeyi bilenler vardı.

Onlar sevgiyi bir alışveriş olarak görmezlerdi.

Gönülleri, dağların arasından doğup ovalara ulaşan bir nehir gibiydi.

Önüne taş çıksa da akardı.

Yolu kesilse de başka bir yol bulurdu.

Çünkü sevgi, onlar için ulaşılması gereken bir menzil değil; akıp gitmesi gereken bir suydu.

Bir çiçeğin açışında da severlerdi hayatı, fırtınanın savurduğu kuru bir yaprakta da…

Çünkü onlar güzelliğin yalnız güllerde değil, solmayı bekleyen yapraklarda da saklı olduğunu bilirlerdi.

Ay ışığının sessizliğini de severlerdi, güneşin sıcaklığını da…

Çünkü sevgi, onlar için gökyüzünün yalnız aydınlık yüzü değil, karanlıkta parlayan yıldızları da görebilmekti.

İnsanlar onları bazen anlamadı.

Kimi saflık dedi, kimi güçsüzlük…

Oysa onlar biliyordu ki; kayaları yerinden oynatan şey bazen bir fırtına değil, sabırla akan bir su damlasıdır.

Sevgi de böyledir.

Sessiz görünür…

Ama en sert kalplerde bile iz bırakır.

Çünkü nefret kasırga gibidir; gürültüyle gelir ve yıkar geçer.

Sevgi ise bir çınar ağacı gibidir; yıllar içinde büyür, kök salar ve gün gelir yorgun ruhlara gölge olur.

Sevmeyi bilenler…

Kırılırlar.

Üzülürler.

Bazen en derin yaraları en çok değer verdiklerinden alırlar.

Ama yine de içlerindeki güneşi söndürmezler.

Çünkü bilirler ki; güneş yalnız gökyüzünde doğmaz.

Bazen bir insanın kalbinde doğar.

Ve o güneş sönerse, dünyanın bütün ışıkları anlamsız kalır.

Belki de bu yüzden, en çok sevenler en çok yorulanlardır.

Çünkü onlar, başkalarının gecelerine yıldız taşıyan insanlardır.

Kendi elleri yanarken bile ışık veren mumlar gibi…

Rüzgâr onları eğer ama kıramaz.

Yağmur onları ıslatır ama solduramaz.

Çünkü kökleri toprağa değil, merhamete uzanır.

Ve onlar bilirler ki; hayat bazen kış kadar soğuk, bazen fırtına kadar sert olabilir.

Ama sevmeyi bilenlerin yüreğinde saklı olan baharı, hiçbir ayaz öldüremez.

Belki de bu yüzden, sevmeyi bilen insanlara hep başka gözlerle baktım.

Çünkü hayat bana şunu öğretti:

Bir insanın ne kadar güçlü olduğunu öfkesi değil, sevgisi gösterir.

Kırıldığı hâlde kırmamayı seçiyorsa, incindiği hâlde incitmemeyi biliyorsa, karanlığın içinden geçerken bile bir başkasına ışık olabiliyorsa…

İşte gerçek güç oradadır.

Ben sevmeyi bilen insanların dünyayı değiştirdiğine inanırım.

Belki büyük gürültülerle değil…

Belki manşetlere çıkmadan…

Ama bir kalbe dokunarak, bir yarayı sararak, bir umudu ayakta tutarak…

Çünkü bazen bir insanın içindeki baharı korumak, koca bir dünyayı değiştirmekten daha değerlidir.

Sevmeyi bilenler, dünyayı değiştiremez belki…

Ama dünyanın kararmasına da izin vermezler.


Kayseri Gün sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik
İLGİLİ BAŞLIKLAR
- Reklam -
Kayseri Gün Medya

Son Eklenenler

Kayseri Gün sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin