Ana SayfaDünyaAplikasyon da sıkıntı olabilir mi?

Aplikasyon da sıkıntı olabilir mi?

Mahallemi seviyorum, nezih, güvenli ve huzurlu…
Uzun yıllardır bu meslekte emek sarf ediyorum… Hiç aklıma gelmezdi mahallem hakkında yazarak, serzenişte bulunacağım.
Yanı başımızda, yaz başında inşaata başlandı. Daha öncesinde de sorunlu olan bir inşaat alanı içerisindeki 15 kat çıkılan bina tozlar, topraklar eşliğinde tek tek her kat yıkıldı… Devamında yeni inşaat firması çalışmalara başladı…

Deprem yönetmeliğine koşulsuz uyulması şartı hasıl olmuş olacak ki… Yaklaşık 4-5 aydır kazık çakılıyor.. Hem de gece-gündüz, cumartesi-pazar… Durmadan, dinlenmeden… Hummalı bir çalışma yürütülüyor. Elbette bir takım sıkıntıları beraberinde getiriyor… Gürültü kirliliği yatsınamayacak kadar rahatsız edici inanın…


İnşaat alanında çalışmalarla birlikte ilk etapta, banklı otobüs durağı ve kaldırım inşaat alanının çevresine çekilen barikatlarla inşaat alanının içerisinde kaldı…
“İnşaat yapımına başlanmadan önce ilk adım, kadastro müdürlüğü veya yetkili lisanslı harita bürolarından Aplikasyon Krokisi alınmasıdır.” deniliyor…
İnşaat sınırları çizilirken böyle bir kaide varsa ve eğer uyulduğunu varsayarsak; inşaat firmasının sınırlarına daha öncesinde bir gasp söz konusu olabilir mi?

“Bu belge, tapudaki mülkiyet sınırlarının arazi üzerinde tam olarak nereye denk geldiğini (köşe koordinatlarını) gösterir. İnşaat, hiçbir şekilde bu kadastro sınırlarının dışına taşamaz.” gibi kesin hükümler de varken; bu denli kapsamlı bir inşaat firmasının bunu es geçmesi veya göze alması söz konusu olabilir mi?….

Bu konular firma ve tapu yetkililerini bağlar elbette.

Biz mahallemize dönersek, uzun bir süre duraksız durakta otobüs bekledik…

Mahalleye dönüşte de bütün ısrarlarımıza ve “burada otobüs durağı var” çıkışımıza karşın çoğu zaman otobüs şoförleri ile karşı karşıya kaldık…
Neticesinde Ulaşım A.Ş.’ye iletip sorunu çözdük… Lakin otobüs durağı ile birlikte kaldırımda kalktığı için araçların her an ayaklarımızın üzerinden geçmesi kaçınılmaz oldu… Keşke bir gelip görseniz…


Dün yine işe gelmek için evden çıkıp tam durağı yaklaşmışken; beton mikseri durağın dibinde, o fillerin hortumuna benzer, ihtişamlı hortumu ile sehven mi desem, kazara mı desem bilemiyorum; çimento tozlarını mahalleye savurdu. Toz duman, göz gözü görmez oldu… Anlatmakla olmaz… Yaşanılan vahim durumu telefonla çekmeye ve aktarmaya çalıştım…

15 Katlı binaların tepesine kadar çıktığını ve karşı yönden mahalleye gelen otobüslerin dahi sokağa dönemediğini, istikamet değiştirdiğini söyleyebilirim. Olayın vahametini kavramınız için.

Belki dünyada ve ülkemizde yaşanan onca sorun varken; dillendirilmesini yadırgaya bilirsiniz… Lakin, çevreye salınan bu çimento tozunu soluyan ve devamında hiç bir zaman onaylamayacağımız her hangi bir sağlık sorunu yaşayacak olan siz, sizin evlatlarınız olursa o zaman belki “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” mantığından çıkar ve biraz enpati yaparsınız…

Solunduğunu varsayalım ve akabinde oluşan bir sağlık sorununda kimleri sorumlu tutacağız?
Sorumlular, sorun olduğunda yoksa yetkililer yetkilerini halkın sağlığı mevzu bahis olduğunda kullanmıyorsa, kanun ne diyor bir bakalım…
“Toplum sağlığı, kişilerin inisiyatifine bırakılamayacak kadar temel bir anayasal haktır.


Anayasa Madde 56: Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.
Yetkisini kullanmayanlar karşısında idari ve hukuki yolları aktif hale getirmek en etkili çözümdür.”
Bir hukuk devletinde sorunları iletip çözüm beklemek ve takipte kalmak her Türk vatandaşının görevi..

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekiplerinden

ve yardımını esirgemeyecek bu konularla ilgili her kurumdan

yardım ve sorunun çözümü noktasında küçükte olsa bir adım bekliyoruz…

İLGİLİ BAŞLIKLAR
- Reklam -
Kayseri Gün Medya

Son Eklenenler