Ana SayfaKategorisizRüzgarı Karşına Değil Arkana Al

Rüzgarı Karşına Değil Arkana Al

Winston Churchill’in meşhur bir sözü vardır: “Gelişmek değişmektir; mükemmel olmak ise sık sık değişmiş olmaktır.” Günümüz dünyasında bu söz, sadece şık bir söylem değil, hayatta kalmanın ve dönüştürücü bir iz bırakmanın temel kanunu haline geldi.
İnsan doğası gereği konfor alanını sever. Bildiğimiz yollar, alıştığımız rutinler ve yıllardır sorgulamadan benimsediğimiz düşünceler bize güvenli bir liman sunar. Oysa durgun su yosun tutar. Hayatın ritmi hızla akıp giderken aynı noktada durmak, aslında geriye gitmektir. Gelişim, mevcut halimizden memnun olmamak değil; potansiyelimizin sınırlarını yeniden çizme cesaretidir.
Peki, değişim neden bu kadar ürkütücü gelir? Çünkü her değişim, beraberinde belirsizliği ve eski alışkanlıkları terk etmenin sancısını getirir. Hata yapma korkusu, bizi olduğumuz yere çiviler. Oysa mükemmellik, bir defada ulaşılan statik bir zirve değildir. Mükemmellik; denemek, yanılmak, öğrenmek ve her defasında daha donanımlı bir şekilde yeniden başlamaktır. Sık sık değişebilen zihinler, başarısızlığı bir son değil, bir sonraki hamlenin girdisi olarak görür.
Tarihe, sanata ve bilim dünyasına yön veren isimlere bakın. Onların ortak noktası sabit kalmaları değil, koşullara ve edindikleri yeni tecrübelere göre kendilerini sürekli güncelleyebilmeleridir. Bir fikre, bir yönteme veya eski bir başarıya körü körüne tutunmak gelişimimizi zehirler. Kendini güncellemekten çekinmeyen, eleştiriye açık ve dönüşüme cesaret eden bireyler, sürekli yenilenen bir tazelikle yollarına devam ederler.
Bugün kendinize şu soruyu sorun: En son ne zaman kökleşmiş bir düşüncenizi değiştirdiniz? En son ne zaman yeni bir yöntemi denemek için konfor alanınızdan dışarı adım attınız?
Mükemmel bir hayat, hatasız bir hayat demek değildir. Mükemmel bir hayat; değişen dünyanın ritmini yakalayan, öğrendikçe kabuk değiştiren ve her gün bir önceki versiyonuna tebessümle bakabilen bir zihnin eseridir. Değişmekten korkmayın; çünkü yenilenmeyen her şey, zamanın tozlu sayfaları arasında kaybolmaya mahkûmdur.

İLGİLİ BAŞLIKLAR
- Reklam -
Kayseri Gün Medya

Son Eklenenler