Ana SayfaGündemİYİNİN ZORBALANDIĞI DÜZEN

İYİNİN ZORBALANDIĞI DÜZEN

Tarihte değerlerin bu kadar altüst olduğu, kötünün iyiyi bu kadar fütursuzca baskıladığı ve suçladığı bir başka dönem daha yaşanmış mıdır, bilinmez. İçinde bulunduğumuz bu çağda, ne yazık ki iyi ve kötü kavramları birbirine girdi, ahlakın ve vicdanın terazisi bütünüyle şaştı. Öyle garip bir eşiğe geldik ki; adam illegal bir işin tam ortasında, gayrimeşru bir hayatın içinde can veriyor, arkasından koca bir kitle toplanıp “Aslında çok iyi adamdı” diyerek ağıt yakabiliyor. Kötülüğün meşrulaştığı, suçun ve suçlunun sevimli gösterilmeye çalışıldığı sinsi bir illüzyonun kuşatması altındayız.

Bu toplumsal yozlaşmayı, bu arsız dezenformasyonu özetleyen ve kulaklarımıza küpe yapmamız gereken iki muazzam hakikat vardır:

“Hırsıza hırsız olduğunu unutturursan, yaptığı işi meslek zanneder.” ve daha da acısı, “Hırsıza hırsız olduğunu unutturursan, dönüp sana ahlak dersi verir.”

İşte bugün tam olarak bu iki cümlenin yarattığı o karanlık dehlizden geçiyoruz. Toplum olarak yanlışa yanlış, kötüye kötü, suçluya suçlu demekten çekindiğimiz, sesimizi kıstığımız her an; o kötülüğü yapanlar kendilerini “iyi”, yürüdükleri eğri yolu ise “doğru” sanmaya başladılar. Biz sustukça, illegal hayatları parlatanlar, emeğiyle yaşayan dürüst insanların karşısına geçip arsızca ahlak dersi vermeye yeltendiler. Cehaletin ve gayrimeşru hayatların bu kadar cüretkâr olmasının tek sebebi, iyilerin sergilediği o mahcup sessizliktir.

Artık bu girdaptan çıkmak zorundayız. Kötünün kendisini iyi sanmaması, yaptığı arsızlığı bir marifet gibi pazarlamaması için; iyinin ve doğrunun sesinin çok daha gür, çok daha tavizsiz çıkması gerekiyor. Haklı olan, ahlaklı olan, kurallara uyan insan mahcup bir kenarda beklememeli; tam aksine yanlışı yapanın yüzüne o yanlışını cesaretle haykırmalıdır.

Eğer bizler değer yargılarımızı muhafaza etmek istiyorsak, illegal olanı “iyi” ambalajlarla sunanlara karşı net bir duruş sergilemeliyiz. Hırsıza hırsız, suçluya suçlu, eğriye eğri demekten imtina ettiğimiz gün; sadece geleceğimizi değil, onurumuzu da kaybetmiş oluruz. Kötülüğün cüretini kıracak olan tek şey, hakikatin o gür ve eğilmez sesidir.

İLGİLİ BAŞLIKLAR
- Reklam -
Kayseri Gün Medya

Son Eklenenler