Çarşamba, Nisan 29, 2026
Kayseri Gün Medya
Ana SayfaGündemYalanın Sessiz Ağırlığı

Yalanın Sessiz Ağırlığı

Yalan… Çoğu zaman küçük bir kaçış gibi başlar. İnsan bazen bir hatayı örtmek için, bazen birini üzmemek adına, bazen de kendini olduğundan farklı göstermek için sığınır ona. İlk anda kolay bir çözüm gibi görünür; sanki gerçeğin sertliğinden koruyan bir kalkan gibi. Ama o kalkanın arkasında biriken şey, zamanla insanın taşıyamayacağı bir ağırlığa dönüşür.

Yalanın en sinsi yanı, hemen zarar vermiyor gibi görünmesidir. Söylendiği an bir rahatlama hissi yaratır. O an için kriz çözülmüş, sorun ortadan kalkmış gibi gelir. Oysa aslında sadece ertelenmiştir. Çünkü her yalan, arkasından yeni bir yalanı çağırır. Birini korumak için söylenen küçük bir söz, zamanla büyür, dallanır ve insanın kendi kurduğu bir ağın içinde sıkışmasına neden olur.

En çok zarar gören şey ise güvendir. Güven, bir insanla kurulan en değerli bağlardan biridir. Günler, aylar, hatta yıllar içinde oluşur. Ama bir yalan, o bağı bir anda zedeleyebilir. İnsanlar çoğu zaman yapılan hataya değil, o hatanın gizlenmesine kırılır. Çünkü hata insana aittir, ama yalan tercih edilir. İşte o tercih, ilişkilerin temelini sarsar.

Yalan sadece başkalarına söylenmez. Belki de en tehlikelisi, insanın kendine söylediği yalanlardır. “Ben iyiyim” demek, “Buna mecburum” diye kendini kandırmak, “Zaten başka çarem yok” diyerek susmak… Bunlar görünmeyen ama derin izler bırakan yalanlardır. İnsan kendine dürüst olmadığında, neyi düzeltmesi gerektiğini de göremez. Ve zamanla kendi gerçeğinden uzaklaşır.

Toplumda da yalan, sadece bireysel bir sorun değildir. Küçük çıkarlar uğruna söylenen sözler, verilen ama tutulmayan vaatler, gerçeğin üzerini örten alışkanlıklar… Bunların hepsi bir araya geldiğinde, insanların birbirine olan inancını zedeler. Güvenin azaldığı bir yerde ise ne dostluk kalır ne de gerçek bir dayanışma.

Oysa doğruyu söylemek, her zaman kolay olmasa da en temiz yoldur. Bazen kırıcı olabilir, bazen zor sonuçlar doğurabilir. Ama doğruluk, insanın içini kemiren o sessiz huzursuzluğu ortadan kaldırır. İnsan gerçeği söylediğinde, belki anlık bir zorluk yaşar ama uzun vadede kendine saygısını korur.

Yalan, insanı dışarıdan koruyor gibi görünürken, aslında içten içe tüketir. Doğruluk ise bazen zor bir yol gibi görünse de, insanı özgürleştirir. Çünkü en büyük rahatlık, kimseye değil, önce kendine karşı dürüst olabilmektir.

İLGİLİ BAŞLIKLAR
- Reklam -
Kayseri Gün Medya

Son Eklenenler