Ana SayfaGündemKayseri Denince Neden Herakles'in Lahdi Akla Geliyor?

Kayseri Denince Neden Herakles’in Lahdi Akla Geliyor?

Kayseri denildiğinde çoğumuzun aklına önce Erciyes gelir. Ardından pastırma, sucuk, mantı, Selçuklu eserleri ve kadim ticaret kültürü… Fakat son yıllarda özellikle akademik çevrelerde ve kültürel tanıtımlarda Kayseri ile birlikte sıkça anılan bir eser daha var: Herakles’in 12 İşi Lahdi.
Peki neden?
Çünkü bu lahit, Kayseri topraklarında gün yüzüne çıkarılmış en önemli Roma Dönemi eserlerinden biridir. Üzerindeki kabartmalarda, Yunan mitolojisinin ünlü kahramanı Herakles’in on iki görevi büyük bir ustalıkla işlenmiştir. Arkeoloji dünyasında oldukça kıymetli kabul edilen bu eser, Kayseri’nin antik çağdaki önemini ortaya koyan önemli belgelerden biridir.
Elbette bu değeri inkâr edilemez. Tarih, hangi medeniyete ait olursa olsun insanlığın ortak mirasıdır ve korunmayı hak eder.
Ancak burada durup şu soruyu sormak gerekir:
Kayseri, yalnızca Herakles’in lahdiyle mi anılmalıdır?
Binlerce yıllık geçmişe sahip bu şehir; Hititlerden Roma’ya, Bizans’tan Danişmendlilere, Selçuklulardan Osmanlı’ya kadar sayısız medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Dünyanın ilk tıp medreselerinden biri olan Gevher Nesibe Darüşşifası, Hunat Hatun Külliyesi, Döner Kümbet, Kayseri Kalesi, Sahabiye Medresesi ve daha nice eser bu toprakların gerçek hafızasını oluşturmaktadır.
Kayseri’nin ruhunu anlamak isteyen biri için yalnızca bir lahde bakmak yeterli değildir. Çünkü bu şehir, taşına nakşedilmiş Selçuklu estetiğiyle, camilerinde yükselen ezan sesiyle, çarşılarında yaşayan Ahilik kültürüyle ve Erciyes’in gölgesinde şekillenen kadim medeniyetiyle bir bütündür.
Herakles Lahdi elbette tanıtılmalı, korunmalı ve bilim dünyasına sunulmalıdır. Ancak Kayseri’nin kültürel kimliği tek bir esere indirgenmemelidir. Bir şehrin hafızası, yalnızca antik dönemden değil, bütün çağlardan beslenir.
Bugün Kayseri’yi dünyaya anlatırken Herakles Lahdi’ni konuşuyorsak, aynı heyecanla Mimar Sinan’ı, Selçuklu mimarisini, Danişmendli mirasını ve Anadolu’nun Türk-İslam medeniyetine kazandırdığı değerleri de anlatabilmeliyiz.
Çünkü Kayseri’nin gerçek zenginliği, tek bir lahitte değil; binlerce yıllık medeniyetlerin omuz omuza yükselttiği büyük bir tarih hazinesinde saklıdır.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik
İLGİLİ BAŞLIKLAR
- Reklam -
Kayseri Gün Medya

Son Eklenenler