Perşembe, Nisan 23, 2026
Kayseri Gün Medya
Ana SayfaYaşamSağlıkHemşireler Dikkat: Sözlü Görevlendirme Yasal mı?

Hemşireler Dikkat: Sözlü Görevlendirme Yasal mı?

Hemşirelerin en sık karşılaştığı durumlardan biri “Nöbetin şu serviste”, “Bugün seni acile aldık”, “Yarın yoğun bakımda görevlisin…” şeklindeki görevlendirmelerdir.

Bu tür görevlendirmeler çoğu zaman yazılı değil, sözlü talimatlarla yapılır. Yoğunluk, personel eksikliği veya hizmet ihtiyacı gerekçe gösterilir. Peki bu uygulamanın hukuki bir karşılığı var mıdır?

Cevap net: Sözlü görevlendirmelerin mevzuatta açık bir dayanağı yoktur.

Kamu hizmetinde temel ilke, işlemlerin yazılı, açık ve denetlenebilir olmasıdır. Çünkü kamu gücü kullanılırken keyfiliğin önüne geçilmesi gerekir. Bir hemşirenin görev yerinin değiştirilmesi, farklı bir birimde çalıştırılması veya sorumluluk alanının genişletilmesi, idari işlem niteliğindedir ve bu nedenle yazılı olmak zorundadır.

Ancak uygulamada özellikle hastanelerde personel eksikliği, yoğun hasta yükü ve ani ihtiyaçlar nedeniyle hemşireler sık sık sözlü olarak farklı birimlere kaydırılmaktadır. Bu durum kısa vadede bir çözüm gibi görünse de, uzun vadede hem çalışan hem de kurum açısından ciddi hukuki riskler doğurur.

Öncelikle yazılı olmayan bir görevlendirmede sorumluluğun kimde olacağını tartışmak gerekir.

Örneğin, resmi olarak görevli olmadığı bir birimde sözlü talimatla görevlendirilen bir hemşirenin yaptığı bir işlem sonucu ortaya çıkan bir zararda sorumluluk nasıl belirlenecektir? Yazılı bir görevlendirme olmadığı için görev sınırları da belirsiz hâle gelir. Bu durum, hemşireyi resmi olarak görevli olmadığı bir birimde müdahalede bulunduğu gerekçesiyle hukuki açıdan korumasız bırakabilir.

Bir diğer önemli sorun ise keyfî uygulamalardır.

“Bugün seni buraya verdik” anlayışı, idarenin takdir yetkisi sınırlarını aşmaktadır. Çünkü kamu yönetiminde esas olan, kişisel değil kurumsal karar mekanizmalarının işletilmesidir.

Bu noktada ayrıca şunun da göz ardı edilmemesi gerekir: Hukuki dayanağı bulunmayan, yazılı bir idari işleme dayanmayan ve personeli açık şekilde risk altına sokan bu tür zorlayıcı görevlendirmeler, somut olayın özelliklerine göre görevi kötüye kullanma kapsamında dahi değerlendirilebilecek nitelik taşıyabilir. Özellikle çalışanı kendi görev tanımı dışında ve hukuki güvenceden yoksun şekilde görevlendirmek, idarenin sorumluluğunu daha da ağırlaştırabilir.

Elbette sağlık hizmeti kesintisiz yürütülmelidir. Acil durumlar, ani ihtiyaçlar ve kriz anları olabilir. Ancak bu durum bile sözlü görevlendirmeyi kalıcı bir uygulama hâline getirmeyi haklı kılmaz. En azından bu tür görevlendirmelerin sonradan yazılı hâle getirilmesi gerekir.

Uygulamada birçok hemşire, sözlü görevlendirmelere itiraz ettiğinde “görevden kaçınıyor” gibi değerlendirileceği ve sonrasında mobbinge uğrayacağı endişesiyle sessiz kalmaktadır. Oysa hukuki açıdan bakıldığında, yazılı dayanağı olmayan bir görevlendirme her zaman tartışmaya açıktır.

Burada önemli olan dengeyi doğru kurmaktır. Hukuka uygun bir görev elbette yerine getirilmelidir. Ancak hukuki dayanağı olmayan, sınırları belirsiz ve çalışanı risk altına sokan uygulamalar karşısında da hakların bilinmesi gerekir.

Sonuç olarak sözlü görevlendirmeler, pratik bir çözüm gibi görünse de hemşireler açısından ciddi sorumluluklar doğurabilir. Sağlık hizmetinin kalitesi kadar, bu hizmeti sunan çalışanların hukuki güvencesi de önemlidir.

Unutulmamalıdır ki, hemşirelerin korunmadığı bir sistemde sağlık hizmetinin güvenli yürütülmesi de mümkün değildir.

İLGİLİ BAŞLIKLAR
- Reklam -
Kayseri Gün Medya

Son Eklenenler