Cuma, Mayıs 22, 2026
Kayseri Gün Medya
Ana SayfaKategorisizTelevoleli Yaşamlar

Televoleli Yaşamlar


Evet magazin de bu dünyanın bir parçası.
Ama her alanda olduğu gibi sanatta da haddini bilmek, aşırıya kaçmamak kaydıyla.
Maalesef ki ülkemizde pekçok konuda pek çoğumuz bazı konularda haddimizi çoğu zaman bilemeyebiliyoruz. Bu durum konunun etrafında döndüğü kişilerin şartlarına göre değişkenlik gösterebilmekte. Ama normal şartlar altında haddini aşmak bana göre etik olmayan bir durumdur. Cumhuriyet ile beraber üretim toplumu olmuşuz ve Ulu lider Atatürk öncülüğünde pekçok konuda olduğu gibi sanat konusunda da bu üretkenliğimiz takdire şayan seviyelere ulaşmış. Müzik alanında Nida Tüfekçiler,Samime Sanaylar, Muzaffer Sarısözenler,Safiye Aylalar gibi pekçok değerimiz yetişmiş ve ülkemiz sanatında pekçok takdire şayan eserlerini görmek mümkündür. Yine Cumhuriyet ile heykel,resim, tiyatro,bale alanlarında da takdire şayan eser bırakanlar olmuştur. Konuyu toparlamak gerekirse Muhsin Ertuğrul ile tavan yapan Cumhuriyet dönemi sanatsal eserler görülmeye değer izler bırakmış. Yazlık sinemalardan kara kutu diye adlandırılan televizyon ekranlarına gelinceye kadar ülkemizde nice emektarlar sanat kuşanıp takdir toplamışlar.
Gelelim bugünlere
Sanatın pekçok alanında güzel eserleri takdir etmeye devam ediyoruz. Ama şu bir gerçek ki, maalesef, geçmiş yıllardaki sanatsal oluşumlarla bugünlerdeki sanatsal oluşumlar adına kalite farklılığı eleştiriye açık bir durum olsa da, gelişen teknolojiyle beraber sanatta aynı yönde gelişimi görmekten ziyade,sanatseverliğin ve dolayısıyla sanatçı diye hitap edilen kişilerin nicelikleri değişmiş durumda. Bana göre sanatla uğraşan birisi eserlerindeki kalite ile,sanata verdiği emekle göz önünde olmalı. Sanatla uğraşan birisinin tanıtıma,habere ihtiyacı elbette vardır ama ,1 saat süren haber bültenlerinde uzun süre birisinin haberinin yapılması yanlıştır.Hele buna bir de magazin programlarını eklersek izleyicisi çok olduğu için yapılan bu programlara karşı cepheden bakan birisi olarak ne kadar tüketim toplumuna dönüştüğümüze örnekleri çoğaltabilirim.Uzun lafın kısası, meşhur Mihriban türküsü her ne kadar çoğumuz tarafından Musa Eroğlu ustaya ait olarak bilinse de, beste sahibi Abdurrahim Karakoç ‘tur. Ama Musa üstadımız mı Abdurrahim Karakoç mu daha bilindik dersek çoğumuz Musa Eroğlu deriz. Burda iki emektar vardır,kimseye sözüm yoktur ama konuya magazinsel yönden yaklaşmak adına bu örneği sundum. Ya da selpak bir markadır ama onun aslı kağıt mendildir. Yanlış tanımlama durumudur ama Nova da kağıt mendilin reklamını yapan firmalardan olmuş olsa da o mendil selpak olarak anılır. Fotoğraf sanatından örnek verecek olsak, Türkiye ‘de fotoğraf sanatında en bilindik isim Ara Güler ustadır ama fotoğraf dünyası o kadar geniştir ki,ülkemizde tahmin edilen fotoğrafsever kişi sayısı 12 milyonu bulmaktadır.

Üretici ve kaliteli sanatsal günlerde görüşmek üzere sanat emektarından selamlar . Hayatınızdaki güzel fotoğraflarla dolu gün sayısı çok olsun

İLGİLİ BAŞLIKLAR
- Reklam -
Kayseri Gün Medya

Son Eklenenler