Cuma, Mayıs 22, 2026
Kayseri Gün Medya
Ana SayfaGündemIşığa Uçan Ateşböceği

Işığa Uçan Ateşböceği

Gece, göğün siyah örtüsünü dünyanın üzerine ağır ağır sererken, ruhumun içinde küçücük bir ışık titriyor. Ne güneş kadar güçlü, ne yıldızlar kadar görkemli… Ama karanlığa rağmen yanmayı sürdüren bir ateşböceği gibi inatçı…

Bazı kalpler vardır; içine sonsuz bir gece düşmüştür. Sessizlik onların omzunda bir kış gibi birikir. İçlerinde kopan fırtınaları kimse duymaz. Oysa her insanın içinde görünmeyen bir okyanus vardır. Dalgaları bazen kıyıya vurmaz ama insanın ruhunu içten içe parçalar.

Ben de gecenin içinden geçen kırık bir rüzgâr gibiyim şimdi…

Bir yanım ay ışığında üşüyor, bir yanım güneşe hasret…

Gökyüzüne her baktığımda, yıldızların aslında suskun yaralar olduğunu düşünüyorum. Belki de bu yüzden geceler bu kadar hüzün kokuyor. Çünkü karanlık, içinde binlerce sönmüş ışığın külünü taşıyor.

Ve insan…

İnsan bazen kendi yangınının içinde kayboluyor.

Bir kelebeğin ateşe yaklaşırken kanatlarını unuttuğu gibi, ruh da bazen gördüğü ışığın peşinde kendini unutuyor. Sonra içimizde kasırgalar büyüyor. Yağmurlar yağıyor göz değmemiş bahçelere… Ve kalbin ortasında, kimsenin duymadığı bir gök gürültüsü yankılanıyor.

Benim içimde de susturamadığım bir rüzgâr var.

Ne zaman gece büyüse, o rüzgâr kaburgalarıma çarpıyor. Sanki ruhumun içinde yönünü kaybetmiş bir kuş çırpınıyor. Ama yine de o küçücük ışık sönmüyor.

Çünkü bazı ışıklar görmek için değil, hayatta kalmak için yanar.

Şimdi ben, gecenin avuçlarında kaybolmuş bir ateşböceği gibiyim. Kırılmış… Yorulmuş… Ama hâlâ ışığa doğru uçan…

Belki bütün karanlıklar, insanın içindeki o küçücük ışığı fark etmesi için vardır. Belki de gece, sabahın doğabilmesi için göğün çektiği uzun bir yalnızlıktır…

Ve ben biliyorum…

Bir gün, içimdeki bu yorgun ateş, göğe değen bir sabaha dönüşecek.

İLGİLİ BAŞLIKLAR
- Reklam -
Kayseri Gün Medya

Son Eklenenler