Ana SayfaKategorisizBuzdolabının Gece Nöbet

Buzdolabının Gece Nöbet

Saat gece yarısını geçiyor. Ev sessiz. Televizyon kapanmış, ışıklar sönmüş, herkes odasına çekilmiş. Ama mutfakta hâlâ çalışan biri var: Buzdolabı.

Kimse onun sesini gün içinde fark etmiyor. Fakat gece olunca o küçük uğultu evin sessizliğine karışıyor. Sanki bütün ev uyurken biri nöbet tutuyor.

Kapağı açılıyor bazen. Uykusu kaçan biri mutfağa geliyor, ışığı yakıyor ve buzdolabının karşısında birkaç saniye duruyor. Ne aradığını kendisi de bilmiyor belki. Bir parça peynir, bir bardak su, dünden kalmış bir yemek… Ya da sadece gecenin sessizliğinden kaçacak küçük bir bahane.

Buzdolabı her şeyi görüyor. Gece yarısı yenilen pastayı da, kimse görmesin diye alınan çikolatayı da, sabaha bırakılan yemeği de… Ama hiçbirini anlatmıyor.

Sabah olduğunda kapağı yine açılıyor. Kahvaltılar hazırlanıyor, çocukların beslenmeleri dolduruluyor, aceleyle sütler alınıyor. Gece boyunca nöbet tutan o sessiz makine, sabahın telaşına da aynı sakinlikle eşlik ediyor.

Belki de evlerde en çok şeyi gören eşyalardan biridir buzdolabı. İnsanların ne yediğini değil, ne zaman mutfağa sığındığını bilir.

Gece üçte açılan kapak bazen açlıktan değildir. İnsan bazen buzdolabının ışığını değil, evin içinde hâlâ yanan başka bir ışığı arar.

Belki bu yüzden buzdolabının gece nöbeti bize küçük bir şey hatırlatır: Evler geceleri tamamen susmaz. Bir kapak açılır, bir bardak su doldurulur, bir sandalye çekilir… Hayat, herkes uyuduğunu sanırken bile kendi küçük sesleriyle devam eder.

Ve belki de gecenin en sessiz saatlerinde mutfağa girip buzdolabının ışığını yüzünüze vurduğunuzda, aslında yiyecek aramıyorsunuzdur.

Belki insan, karanlıkta kendine hâlâ ışık veren bir şey arıyordur.

İLGİLİ BAŞLIKLAR
- Reklam -
Kayseri Gün Medya

Son Eklenenler