Pazar, Mart 15, 2026
Kayseri Gün Medya
Ana SayfaKategorisizKayseri’de Ülkücüler iftar programında bir araya geldi

Kayseri’de Ülkücüler iftar programında bir araya geldi

Milliyetçi Hareket Partisi Kayseri İl Başkanlığı tarafından düzenlenen iftar programı, teşkilat mensuplarını ve partilileri bir araya getirdi.

Yoğun katılımın olduğu iftar programında birlik ve beraberlik mesajları verilirken, ülkücü hareketin teşkilat gücü, vefa anlayışı ve Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi gelişmeler ele alındı. Milliyetçi Hareket Partisi Kayseri İl Başkanlığı tarafından düzenlenen iftar programında partililer aynı sofrada buluştu. Programa MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, MHP İl Başkanı Enes Ertuğrul Kalın, Ülkü Ocakları İl Başkanı Halit Yağmur, KAÇEP İl Başkanı Nurten Yelkara, MHP İl Yöneticileri, MHP İlçe Başkanları ve yönetimi, KAÇEP İlçe Başkanları ve yönetimi, partililer ve davetliler katıldı. Programda teşkilat çalışmalarına, ülküdaşlık hukukuna ve Türkiye’nin birlik ve beraberliğine vurgu yapılırken İl Başkanı Enes Ertuğrul Kalın, teşkilatların sahadaki çalışmalarına dikkat çekti. “Hayırlı Günler Komşum” ve “Derdimiz Derdinizdir” sohbetleri kapsamında 16 ilçeden 38 teşkilat mensubuna plaket takdim ettiklerini belirten Kalın, söz konusu çalışmalar kapsamında dört binden fazla hanenin ziyaret edildiğini söyledi. Kalın, kısa süre içerisinde önemli çalışmalar gerçekleştirdiklerini ifade ederek, “Biraz önce burada, 16 ilçemizden toplam 38 ülküdaşımıza ‘Hayırlı Günler Komşum’ ve ‘Derdimiz Derdinizdir’ sohbetleri kapsamında göstermiş oldukları üstün gayretlerden dolayı plaketlerini takdim ettik. Her birine huzurlarınızda tekrar teşekkür ediyorum. Toplam dört binin üzerinde haneyi ziyaret eden Milliyetçi Hareket Partisi teşkilatlarının her bir mensubu bizim için kıymetlidir. Bu programlarımız aralıksız devam edecektir. 17–18 ay gibi kısa bir süre içerisinde, 16 teşkilatımızla birlikte genel merkezimizin ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda Kayseri’de fark yaratan çalışmalar ortaya koyduk. Bugün birçok yerde, birçok ortamda siz kıymetli ülküdaşlarımızın yaptığı ziyaretler ve çalışmalar takdir topluyor. Ülkücü hareket kendi gücünün farkına vardığında Kayseri’nin 16 ilçesinin tüm mahallelerinde, caddelerinde, sokaklarında ve hanelerinde var olabilecek güçtedir. Biz bunu ortaya koyduk” dedi.“En büyük gayem ülküdaşlık hukukunu muhafaza etmek ve ileriye taşımaktır”Ülkücü hareketin en önemli bağının “ülküdaşlık hukuku” olduğunu vurgulayan Kalın, teşkilat mensuplarının emeklerinin korunacağını belirterek, “Ülkücü hareketin en güçlü bağı ülküdaşlık hukukudur. Hareketimiz yıllar boyunca kaçanlara, satanlara ve arkadan hançerleyenlere rağmen bugünlere gelmiştir. İl başkanı olarak en büyük gayem ülküdaşlık hukukunu muhafaza etmek ve ileriye taşımaktır. Buradan açıkça söylüyorum teşkilatlarımızın emeğine gölge düşürmeye çalışanlara, liderimizin vizyonuna dil uzatanlara karşı gerekli duruşu göstermekten geri durmayacağız. Sizlere söz veriyorum. Emeklerinizi zayi ettirmeyeceğim. Mücadelemizi küçümsemeye çalışanlara müsaade etmeyeceğim. Üç hilalli mukaddes sancağımızın şerefine şeref katabilmek için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz. Yaklaşan arefenizi ve bayramınızı şimdiden kutluyorum” diye konuştu. “İnananlar ordusu işte buradadır”MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, ülkücü hareketin geçmişten bugüne verdiği mücadelelere değinerek; “Biz yıllardır, kendimizi bildik bileli bu teşkilatların her kademesinde elimizden geldiği ölçüde hizmet etmeye gayret gösteriyoruz. Bu salonu dolduran bütün yönetici kardeşlerimizin ve ağabeylerimizin de yıllardır emeğini bu teşkilatlardan hiç esirgemediğini adım gibi biliyorum. Milliyetçi Hareket Partisi, rahmetli cennet mekân başbuğumuzun bizlere emaneti olan bir davadır. ‘Ülkücünün partisi Milliyetçi Hareket Partisi’dir’ diyerek bizlere emanet ettiği bu kutlu emaneti, 1997 yılından bugüne kadar hiçbir leke getirmeden, tam 29 yıldır liderliğimizi yapan Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi’nin liderliğinde bugünlere getirdik. Bu süreçte yılanlar oldu, yıkılanlar oldu, kaçanlar oldu, sinenler oldu. Ama bugün bu salonu hınca hınç dolduran ve ‘Benim partim Milliyetçi Hareket Partisi’dir’ diyen inananlar ordusu işte buradadır” dedi.“Ülkücü hareket liderine sahip çıkar”Ersoy, konuşmasında birlik ve beraberlik vurgusu yaparak, ülkücü hareketin fedakârlıklarla bugünlere geldiğini ifade etti. Kayseri’de teşkilat yapısının her geçen gün daha da güçlendiğini belirten Ersoy, “Bazen sabırlı davranıyoruz, bazen söylenenleri zamana bırakıyoruz. Çünkü zaman en büyük elektir. Ancak Milliyetçi Hareket Partisi lideri Sayın Devlet Bahçeli’ye yön tayin etmeye çalışanlar, onu eleştirenler şunu iyi bilsinler Ülkücü hareket liderine sahip çıkar. 1 Ekim 2024’te bir el sıkıldı, 21 Ekim 2024’te bir konuşma yapıldı ve iç cephede barış ve huzur işaret edildi. Bugün Orta Doğu’da yaşananlara baktığımızda içeride birlik ve huzurun ne kadar önemli olduğunu daha iyi görüyoruz. Ülkücüler gerektiğinde fedakârlık yapar. Tarihe bakın; ülkücüler hangi bedelleri ödeyerek bugünlere geldi. 1980’de şehit olan kardeşlerimiz, cezaevinde yatan taş medreseli abilerimiz bu dava için bedel ödediler. Biz büyük bir aileyiz. Kayseri’de her geçen gün büyüyoruz. Dededen babaya, babadan evlada geçen bir mirastır Milliyetçi Hareket Partisi. Bu partiye hangi kademede olursak olalım sahip çıkacağız. Birbirimize sahip çıkacağız. Birbirimizin ayıpları söz konusu olduğunda gece gibi olacağız. Biz konuşursak bazıları sokağa çıkamaz. Ama biz kendimize yakışanı yapıyoruz, çalışıyoruz. Kayseri’de Milliyetçi Hareket Partisi büyük başarılara imza atıyor. Bu başarının sebebi birlik ve beraberliğimizdir. Ben şuna inanıyorum bugün olmaz, yarın olur ama bir gün o üç hilali Erciyes’in zirvesine dikeceğiz. Bir gün dikeceğiz. Bir gün dikeceğiz. Bir gün dikeceğiz” dedi.“Kendi ülkemiz için izzetli ve güçlü olmamız lazım”Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç da konuşmasında Ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhuna dikkat çekti. Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada yaşanan gelişmelere değinen Büyükkılıç, “Tabii ki belki klasik bir deyim ama maalesef gerçek ülkemizin etrafı kan gölü. Ülkemizin üzerine ve Orta Doğu’daki birçok ülkenin üzerine oynanmak istenen oyunları hepiniz çok şükür bilinçli olarak biliyorsunuz. Elbette önce kendi ülkemiz için izzetli ve güçlü olmamız lazımdır. Bu bağlamda gerçekten Sayın Bahçeli büyüğümüzü ben tebrik ediyorum. İyi ki var diyorum. Allah razı olsun diyorum. Adeta kendisini feda edercesine bir duruş sergiliyor. Ama tam tersi, Allah’ın izniyle bu milletin gönlünde yer ettiğine inanıyorum. Terörsüz Türkiye sevdasını, terörsüz Türkiye başarısını bu ülkeye yaşatmak isteyen Sayın Cumhurbaşkanımızla el ele vermek suretiyle kayıtsız şartsız desteğiyle ‘Bu ülke için varız’ diyen bir anlayışla hareket ediyor. ‘Bu ülke, bu devlet varsa onun dışındaki her şey teferruattır’ anlayışıyla. İşte bizlere yakışan etle tırnak gibi bir olmak, beraber olmak, adeta ayağa kalkmak ve hep beraber kenetlenmektir. Bu anlayış içerisinde ülke içerisinde birliği ve beraberliği sağlayıp daha sonra ülkemiz üzerine oynanmak istenen oyunlara dur diyeceğimiz dönemleri hep beraber Allah’ın izniyle göreceğimizden şüphemiz olmasın. Elbette annelerin gözyaşı var. Elbette anaların yüreğine taş bastığı günler oldu. Şehitlerimizi verdik. Onların sayesinde biz bu vatanda yaşıyoruz. Ama annelerimiz diyor ki: ‘Onlar şehit oldu. Benim gözyaşım aktı ama başka anneler ağlamasın.’ Onun için sinesine çekiyor. İşte bizim annelerimiz, bizim babalarımız, bizim büyüklerimiz böyle büyükler. O anlayış içerisinde el ele, gönül gönüle hep beraber ülkemizi insanların mutluluğu için, mazlum insanların sesi olmak için çalışacağız. Cumhurbaşkanımız, gerçekten mazlum insanların lideri Recep Tayyip Erdoğan’la birlikte Sayın Bahçeli büyüğümüzün, bilge insanın kenetlendiği gibi kenetlenerek yol almaya var mıyız diyorum. Var mıyız diyorum. Allah’a şükür paylaşamayacağımız neyimiz var? Aynı vatanın insanları olarak elbette özel hayatımızdaki farklılıkları yargılayarak değil; hoşgörüyle bağrımıza basarak, kucaklayarak, birbirimize müsamahayla yaklaşarak yol almamız gerektiği anlayışı içerisindeyiz. Mehmet Akif’imizin, İstiklal Marşı’nın yazarı Mehmet Akif’imizin şu dizeleriyle sözlerime son vermek istiyorum: “Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar, Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var. Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar, ‘Medeniyet!’ dediğin tek dişi kalmış canavar?” şeklinde konuştu. Haber Merkezi

İLGİLİ BAŞLIKLAR
- Reklam -
Kayseri Gün Medya

Son Eklenenler