Cuma, Ocak 30, 2026
Kayseri Gün Medya
Ana SayfaYaşamSağlıkBeş Günlük Bebeğe Şiddet! Bu Sağlık Çalışanlarının Çöküşü mü?

Beş Günlük Bebeğe Şiddet! Bu Sağlık Çalışanlarının Çöküşü mü?

Kahramanmaraş’ta beş günlük bir bebeğin, kuvözde maruz kaldığı şiddet sonucu ömür boyu engelli kalması toplumda derin bir sarsıntı yarattı. Olayın faili olduğu iddia edilen hemşirenin tutuklanması halkın öfkesini bir miktar dindirdiyse de bu noktada durup şu soruyu sormak gerekiyor: Gerçekten yalnızca bir kişinin şiddet eylemiyle mi karşı karşıyayız, yoksa bu olay daha büyük bir yapısal sorunun dışa vurumu mu?

Öncelikle şunu açıkça söylemek gerekir: Bu olaydan hareketle “her hemşire böyledir” gibi bir genelleme yapmak sağlık sisteminin yükünü yıllardır özveriyle taşıyan, zor koşullarda görev yapan binlerce hemşireye haksızlık olacaktır. Bu yazının amacı bir meslek grubunu hedef almak değil; tam tersine, böylesine ağır bir olayın neden ve nasıl mümkün hâle geldiğini sorgulamaktır.

Beş günlük bir bebeğe şiddet uygulanması, sağlıklı bir ruh hâliyle açıklanabilecek bir durum değildir. Bu noktada “neden?” sorusu kaçınılmazdır. Bir sağlık çalışanı, savunmasız ve canı kendisine emanet edilmiş bir bebeğe karşı nasıl bu noktaya gelir? Kanımca, bu sorunun cevabı yalnızca bireysel kötülükle geçiştirilebilecek kadar basit değil.

Sağlık sisteminde uzun süredir biriken sorunlar artık görmezden gelinemeyecek düzeydedir. Aşırı iş yükü, uzun ve düzensiz vardiyalar, bir türlü giderilemeyen personel eksikliği, yoğun stres ve tükenmişlik hâli sağlık çalışanlarının günlük gerçeği hâline gelmiştir. Buna zaman zaman mobbing, değersizleştirme ve destek mekanizmalarının yokluğu da eklendiğinde, ortaya ciddi bir psikolojik baskı çıkmaktadır. Elbette bu koşullar hiçbir şekilde şiddeti mazur göstermez ancak bu koşullar sorgulanmadan benzer risklerin ortadan kalkması da mümkün değildir. Hatta sağlık çalışanlarına yönelik artan şiddet olaylarının temelinde de bu saydığım faktörlerin rol oynadığı kanaatindeyim ama bu konuyu sonraki haftalarda ele alacağım.

Peki bahsi geçen stres faktörlerinin bu sürece etkisi nasıl açıklanabilir? Anlaşılan o ki, sağlık çalışanları zamanla psikolojik dayanıklılığını yitirmektedir. Nihayetinde her gün onlarca belki yüzlerce insanla iletişim kurmaya çalışmak ve onların şikayetlerini dinlemek, sağlam ve sürdürülebilir bir psikoloji gerektirmektedir. Özellikle de yenidoğan servisleri gibi yüksek hassasiyet gerektiren birimlerde çalışan personelin psikolojik dayanıklılığı hayati önemdedir. Bu nedenle özellikle daha hassas gruplarla çalışılan birimlerde görev alacak sağlık çalışanlarının yalnızca mesleki yeterliliklerinin değil, psikolojik uygunluklarının da düzenli olarak değerlendirilmesi gerekir. Tabi ki bir çalışanın bu düzeyde bir şiddet davranışı sergilemesi sadece mesleki yükün getirmiş olduğu psikolojik yıpranma ile açıklanamayacak kadar ağırdır ve geriye dönük olarak şu soruyu da gündeme getirir: Bu kişi daha önce herhangi bir psikiyatrik değerlendirmeden geçti mi? Uyarı işaretleri var mıydı? Bunlar görüldü mü, görmezden mi gelindi?

Bu nedenle, burada sorumluluk yalnızca bireye yüklenemez. Sağlık kurumlarının denetim, gözetim ve risk yönetimi yükümlülüğü vardır. En kırılgan hastaların bulunduğu bir ortamda, tek başına ve kontrolsüz şekilde çalışılmasına izin verilen her yapı, hukuken de vicdanen de sorgulanmak zorundadır.

Bu olay bize şunu acı biçimde göstermiştir: Sağlıkta şiddet yalnızca hastadan sağlık çalışanına yönelen bir sorun değildir. Sistem, sağlık çalışanına yüklediği sorumluluklar neticesinde kendi içinde de şiddet üretme potansiyeline sahiptir. Tek başına sisteme yıkılması mümkün olmayan bu şiddet davranışı vesilesiyle, burada artık münferit bir olaydan değil, alarm veren bir yapısal sorundan söz etmek gerekmiştir.

Elim olay neticesinde hemşirenin tutuklanması ile adalet sağlanır mı bilinmez ama asıl adalet, bu noktaya nasıl gelindiğini cesaretle sorgulamak ve aynı koşullar altında benzer bir trajedinin bir daha yaşanmasını engellemektir. Çünkü mesele yalnızca bir suç değil; bir sistemin aynaya bakma zorunluluğudur.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik
İLGİLİ BAŞLIKLAR
- Reklam -
Kayseri Gün Medya

Son Eklenenler