Pazartesi, Ocak 12, 2026
Kayseri Gün Medya
Ana SayfaÖne ÇıkanlarDÜNYA HUKUKLA MI, GÜÇLE Mİ YÖNETİLİYOR?

DÜNYA HUKUKLA MI, GÜÇLE Mİ YÖNETİLİYOR?

Venezuela’da yaşananlar, artık dünyada kuralların mı yoksa silahların mı geçerli olduğu sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Bir ülkenin seçilmiş devlet başkanı ve eşi, gece yarısı düzenlenen askerî bir operasyonla başkentteki evlerinden alındı. Operasyonun ölçeği, kullanılan askeri güç ve ardından yapılan açıklamalar, sıradan bir güvenlik hamlesinin çok ötesinde bir tabloyu gözler önüne serdi.

Operasyonu gerçekleştiren taraf, bu müdahaleyi iç hukuk gerekçeleriyle ve “meşru müdafaa” söylemiyle savunmaya çalıştı. Oysa uluslararası hukuk son derece nettir: Bir devletin başka bir ülke topraklarında askerî güç kullanabilmesi, ancak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin açık izniyle ya da açık ve ani bir saldırıya karşı meşru savunma hâlinde mümkündür. Burada ise ne böyle bir izin vardır ne de dünya kamuoyunu ikna edecek şeffaf bir hukuki zemin.

Daha da dikkat çekici olan, bu ölçekte bir müdahale karşısında uluslararası sistemin neredeyse tamamen sessiz kalmasıdır. Hukukun evrensel savunucusu olması gereken Birleşmiş Milletler, yaşananları izlemekle yetinmiştir. Küresel aktörler ise meseleyi kınamak yerine “durumu takip ediyoruz” cümlelerinin arkasına sığınmıştır. Bu sessizlik, aslında en güçlü mesajı vermektedir: Gücü olan yapar, geri kalan dünya seyreder.

Bugün bir ülkenin egemenliği bu kadar rahat ihlal edilebiliyorsa, yarın başka bir ülkenin başına gelmeyeceğinin garantisi yoktur. Hukuk, güçlü devletler için esnetilebilir bir araç hâline gelirse, zayıf olanlar için artık bağlayıcı olmaktan çıkar. Uluslararası düzen, böyle adım adım bir güçler arenasına dönüşür.

Asıl tehlike de burada başlıyor. Çünkü hukuk bir kez askıya alındığında, istisnalar kural hâline gelir. Bugün “narko-terör” gerekçesiyle savunulan bir operasyon, yarın başka bir gerekçeyle başka bir ülkeye uygulanabilir. Dünya düzeni, ilkeleriyle değil, askeri kapasitesiyle ayakta kalanların şekillendirdiği bir yapıya evrilir.

Sonuç olarak yaşananlar, tek başına bir ülkenin meselesi değildir. Bu olay, uluslararası hukukun ne kadar kırılgan hâle geldiğini ve küresel sistemin ne denli adaletsiz işlediğini göstermektedir. Eğer hukuk sadece güçlü olanın elinde anlam kazanıyorsa, geriye kalan herkes için güvenli bir dünya kalmaz. Bugün sessiz kalanlar, yarın aynı sessizliğin kendi kapılarını çalmasına şaşırmamalıdır.

İLGİLİ BAŞLIKLAR
- Reklam -
Kayseri Gün Medya

Son Eklenenler