Cuma, Nisan 3, 2026
Kayseri Gün Medya
Ana SayfaKategorisizKAYBOLMAMAK İÇİN YAZIYORUM

KAYBOLMAMAK İÇİN YAZIYORUM

Ben kelimelere sığınan bir yolcuyum.

Yolumu kaybettiğimde harita aramam artık…

Bir cümle kurarım.

Ve o cümle, beni bana götürür.

Sanki içimde gizli kalmış bir pusula, yalnızca yazarken yönünü hatırlıyor.

Çünkü insan bazen aynaya bakarak değil, yazarak tanır kendini.

Aynalar yüzümü gösterir, ama yazılar ruhumun izini…

İçimde sessiz bir şehir var.

Sokakları sessizlikle döşeli,

Evlerinin pencerelerinde yarım kalmış cümleler asılı.

Bazı kapılar hiç çalınmamış, bazıları ise yanlış insanlar tarafından açılmış.

Bazı odalarda hâlâ eski sesler yankılanıyor, bazı duvarlar dokunulmamış bir yalnızlık taşıyor.

Ben o şehrin hem sakiniyim, hem de kaybolanı.

Ben kendi içimde adres soran bir yabancıyım, bazen ise her sokağını ezbere bildigim bir şehrin eski yolcusuyum…

Ve her kaybolduğumda, bir kelime yakıyorum karanlığa.

Işık oluyor.

Bir harf, bir mum gibi titriyor içimde, sonra bütün geceyi aydınlatıyor.

Bazen bir virgül kadar soluklanıyorum hayatta, bazen nokta koyamıyorum hiçbir şeye.

Çünkü bitirmek, her zaman vazgeçmek gibi geliyor bana.

Bazı hikâyeler vardır… kapanmaz, sadece içimize katlanır.

O yüzden yazıyorum…

Cümlelerin arasına saklıyorum kırgınlıklarımı.

Kimse görmeden, kimse bilmeden…

Bir kelimenin içine bir sızı bırakıyorum mesela, okuyan sadece anlamını görüyor, ben ise içindeki ağırlığı hissediyorum.

Sanki her kelime, içimde taşınan bir yükün ince bir kabuğu…

Benim yazdıklarım okunmak için değil sadece…

Taşınmak için.

Çünkü bazı duygular vardır, insan tek başına taşıyamaz.

Onlar kalpte değil, zamanla omuzlarda birikir.

Yazılarım… benim başımı koyduğum omuz.

Ve ben her satırda biraz daha bırakıyorum yükümü.

Her cümlede biraz daha hafifliyorum, sanki içimdeki fırtına, kelimelere bölündükçe diniyor.

İçimde susan bir kadın var.

Bağırmayan, anlatmayan…

Dost bildiklerinden, en yakınlarından aldığı yaralarla içi delik deşik, ama dışarıdan bakıldığında sanki hiç kırılmamış gibi duran bir bütün.

İşte ben, onun sesi oluyorum yazarken.

Onun sustuklarını, harflere çeviriyorum.

Kelimelerim birer iz gibi…

Silinmesin diye değil, kaybolduğumu inkâr etmeyeyim diye.

Çünkü bazı izler, yol bulmak için değil, yolunu kaybettiğini hatırlamak içindir.

Çünkü ben biliyorum…

İnsan en çok kendine yabancılaştığında kaybolur.

Ve en derin kayboluş, kimsenin fark etmediğidir.

Ve ben… kendime yabancı kalmamak için yazıyorum.

Her cümle bir dönüş, her paragraf bir toparlanış, her nokta…

“Buradayım” deyişim.

Bir iz, bir ses, bir nefes gibi…

Kimseye değil… kendime.

Ben yazdıkça kendime döndüm… ve artık hiçbir yerde kaybolmam.

Bu yazı… benim kalbimin sesi.

İLGİLİ BAŞLIKLAR
- Reklam -
Kayseri Gün Medya

Son Eklenenler