Çarşamba, Mart 4, 2026
Kayseri Gün Medya
Ana SayfaKategorisizAcil Serviste Ücret Alındıysa Ne Yapılabilir?

Acil Serviste Ücret Alındıysa Ne Yapılabilir?

Geçen hafta, acil serviste ücret alınıp alınamayacağı sorusunu ele almıştık. Mevzuatın acil sağlık hizmetlerinde kural olarak hastadan ücret alınmasını yasakladığını; bu yasağın hastanenin türüne değil, hastanın tıbbi durumuna bağlı olduğunu konuşmuştuk. Bu hafta ise, tüm bu açık kurallara rağmen acil serviste yine de ücret talep edilirse hastanın ne yapabileceğini, hangi yolları izleyebileceğini ve hak arama sürecinin nasıl işleyeceğini ele alacağız.

Öncelikle bilinmesi gereken şudur: Acil serviste sunulan sağlık hizmeti, hukuken bir tüketici işlemi olarak değerlendirilir. Bu nedenle bu hizmet kapsamında haksız yere tahsil edilen bedeller bakımından hasta, “ödedim, artık yapacak bir şey yok” düşüncesiyle hareket etmemeli; aksine bir tüketici olarak etkili ve erişilebilir başvuru yollarının bulunduğunu bilmelidir.

En basit ve ulaşılabilir yöntem Tüketici Hakem Heyeti’ne başvurmaktır. Tüketici Hakem Heyeti’ne başvurabilmek için 2026 yılı itibari ile parasal sınır 186.000 TL’ye yükselmiştir. Yani daha basit bir ifadeyle, hastaneye yaptığınız ödeme 186.000 TL’nin altında ise doğrudan Tüketici Hakem Heyeti’ne başvurabilirsiniz. Ayrıca bu başvuru ücretsizdir ve e-Devlet üzerinden kolayca yapılabilmektedir.

Uygulamada hakem heyetlerinin bu tür uyuşmazlıkları ortalama 3 ila 6 ay içinde sonuçlandırdığı görülmektedir. Yani kararlar mahkemelere kıyasla çok daha hızlı alınmaktadır. Verilen kararlar ise aynı mahkeme kararı gibi bağlayıcıdır ve bedelin iadesine hükmedilmesi hâlinde hastane bu karara uymak zorundadır. Aksi halde icra yoluna başvurulabilmektedir.

Peki, alınan bedel hakem heyeti parasal sınırını aşıyorsa ne yapmak gerekir? Bu durumda hasta, tüketici mahkemesinde dava açmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurmak zorundadır. Arabuluculuk süreci, tarafların kısa sürede uzlaşmasını hedefler ve pratikte birçok uyuşmazlık bu aşamada çözülebilmektedir. Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa, hastanın tüketici mahkemesinde dava açma hakkı doğar.

Bu süreçte belgeler büyük önem taşır. Hastanın elindeki fatura, ödeme makbuzu, epikriz raporu ve acil servise başvuru kayıtları, hak arama sürecinin temel dayanaklarıdır. Özellikle epikrizde hastanın acil kapsamda değerlendirildiğini gösteren ifadeler bulunması, hukuki süreci güçlendirir. Hastalar bu belgeleri talep etmekten çekinmemelidir; bu, en temel hasta haklarından biridir.

Bir diğer yaygın yanılgı da hastanede imzalanan belgelerle ilgilidir. Özellikle acil serviste, şiddetli ağrı, korku ve panik hâlindeyken hastaların önüne çok sayıda belge konulmakta ve bu belgeler çoğu zaman ne anlama geldiği açıklanmadan imzalatılmaktadır. Oysa böyle bir ortamda atılan imzaların, her zaman serbest ve bilinçli bir irade beyanı olarak kabul edilmesi mümkün değildir.

Uygulamada, bazı hastaneler bu imzaları gerekçe göstererek “hasta kabul etti” ya da “ücreti onayladı” şeklinde savunma yapabilmektedir. Ancak hukuk açısından imzanın varlığı tek başına yeterli değildir. Acil bir durumda, bilgilendirme yapılmadan ve hastanın seçenekleri değerlendirme imkânı olmadan alınan imzalar, hukuken geçerli sayılmaz. Bu nedenle “imza attım, artık hakkım kalmadı” düşüncesi doğru değildir.

Sonuç olarak, acil serviste haksız yere ücret alındığını düşünen hastalar için yargı yolları açıktır. Önemli olan, bu yolların var olduğunu bilmek ve doğru adımları atmaktır.

İLGİLİ BAŞLIKLAR
- Reklam -
Kayseri Gün Medya

Son Eklenenler