Ana Sayfaİşte HayatRüzgâr ve Çiçek

Rüzgâr ve Çiçek

Bazı rüzgârlar vardır…

 

Geçtikleri yerde dalları kırar.

 

Kumları savurur.

 

Çiçekleri boynunu eğmeye mecbur bırakırlar.

 

Ardında uzun bir sessizlik bırakırlar.

 

Ama bazı rüzgârlar hayat vericidir.

 

Serin ve misk kokuludurlar.

 

Geldiklerini gürültüyle haber vermezler.

 

Sessizce gelirler.

 

Yağmuru da yanlarında getirirler.

 

Kurumuş toprağa serinliği,

 

Susamış köklere umudu,

 

Solmaya yüz tutmuş çiçeklere yeniden nefesi bırakırlar.

 

Uçsuz bucaksız bir çölün ortasında tek başına açan bir çiçek varmış.

 

Ne üzerine düşen bir gölgesi varmış…

 

Ne de susuzluğunu giderecek tek damla suyu.

 

Güneş her gün biraz daha yakarmış yapraklarını.

 

Ama o, her sabah yine gökyüzüne bakarmış.

 

Belki bugün yağmur gelir diye…

 

Bir gün…

 

Çölün hiç tanımadığı bir rüzgâr uğramış oraya.

 

Ne sert esmiş.

 

Ne kumları savurmuş.

 

Sadece sessizce yaklaşmış.

 

Serinliğiyle dokunmuş yapraklarına.

 

Misk kokusu çölün suskunluğuna karışmış.

 

Sonra, insanın içini dinlendiren o güzel sesiyle fısıldamış:

 

“İyi misin, güzel çiçek?”

 

Çiçek cevap vermemiş.

 

Belki de cevap verecek gücü kalmamış.

 

Ama o günden sonra kendini eskisi kadar yalnız hissetmemiş.

 

Çünkü bazı sesler kulakla duyulmaz.

 

Kökler duyar onları.

 

Bazı yağmurlar gökyüzünden başlamaz.

 

Önce kalbe düşer.

 

Sonra sessizce bütün mevsimleri değiştirir.

 

Çöl yine aynı çölmüş.

 

Güneş yine aynı sıcaklıkla doğuyormuş.

 

Dışarıdan bakan, hiçbir şeyin değişmediğini sanırmış.

 

Oysa bazı değişimler yalnızca köklerde başlarmış.

 

Ve kökler konuşmazmış.

 

Sadece yeniden hayat taşırmış dallarına.

 

İşte o yüzden…

 

Bazı rüzgârlar yalnızca esip geçmez.

 

Kimsenin göremediği bir bahçeye uğrar.

 

Orada açmaya direnen tek bir çiçeğin ömrüne sessizce bahar bırakır.

 

Ve bazı çiçekler…

 

Yalnızca yağmuru beklemez.

 

Yağmuru yanında getiren rüzgârı bekler.

 

İLGİLİ BAŞLIKLAR
- Reklam -
Kayseri Gün Medya

Son Eklenenler