Perşembe, Ocak 15, 2026
Kayseri Gün Medya
Ana SayfaGündemSömestr: Çocuklar Sıkılır, Anneler Yorulur

Sömestr: Çocuklar Sıkılır, Anneler Yorulur

Sömestr tatili yaklaştığında çocukların gözleri parlar.
Biz annelerin aklından ise aynı anda onlarca soru geçer:
“Bu iki haftayı nasıl yöneteceğim?”,
“İşe nasıl yetişeceğim?”,
“Çocuğum sıkılmasın ama ben de tükenmeyeyim…”

İlkokul çağında bir çocuğun annesiyseniz ve çalışıyorsanız, sömestir tatili takvimde yazdığı kadar “tatil” değildir. Okul rutini bittiğinde çocuklar bir anda boşluğa düşer. Arkadaşlar yok, ders yok, düzen yok… Birkaç gün sonra “anne çok sıkıldım” cümlesi evin fon müziği olur.

Anneler ise başka bir yerde yorulur. İş devam eder, ev devam eder, sorumluluklar artar. Çocuğun enerjisi yükseldikçe annenin pili biraz daha azalır. Bir yandan çocuğun keyifli, üretken ve mutlu bir tatil geçirmesini isteriz; bir yandan da akşam koltuğa oturduğumuzda beş dakika sessizliğe hasret kalırız.

Ama işin bir de şu tarafı var:
Aslında herkesin dinlenmeye ihtiyacı var.

Çocukların dinlenmeye, sıkılmaya, hayal kurmaya…
Annelerin ise durmaya, nefes almaya, suçluluk hissetmeden yorulmaya.

Sömestr belki de kusursuz planlar yapma zamanı değil. Her günü dolu dolu geçirmek zorunda değiliz. Bazen çocukların sıkılması da normal, annelerin “bugün hiçbir şey yapamayacağım” demesi de. Hayat her zaman verimli olmak zorunda değil; bazen sadece yavaşlamak yeterli.

Ben şuna inanıyorum:
Birlikte geçirilen sakin bir öğleden sonra,
plansız bir çay saati,
aynı koltukta sessizce oturmak…
Bunlar da tatilin parçası.

Sömestr; çocukların biraz sıkıldığı, annelerin biraz yorulduğu ama herkesin biraz dinlendiği bir ara durak olabilirse, işte o zaman gerçek anlamını buluyor.

Kusursuz bir tatil değil belki…
Ama gerçek, samimi ve yeterince güzel.

İLGİLİ BAŞLIKLAR
- Reklam -
Kayseri Gün Medya

Son Eklenenler