Pazar, Mayıs 24, 2026
Kayseri Gün Medya
Ana SayfaGündemHAYATIN RİTMİ: DANS

HAYATIN RİTMİ: DANS

Hayat düz bir çizgi değildir.

Bazen hızlanır.

Bazen yavaşlar.

Bazen de durduğunu sandığın yerde, içinden gizlice akmaya devam eder.

Tıpkı bir müzik gibi…

Bir düşün…

Kalbimiz bile ritimle atıyor.

Düzenli.

Kararlı.

Israrcı.

Demek ki insanın yaratılışında tempo var.

Belki de biz bu dünyaya sadece yürümek için değil, ritim tutmak için geldik.

Hayatın ritmi bazen bir halaydır;

El ele tutuşursun, düşersen kaldırırlar.

Bazen bir vals olur;

Zarif görünmeye çalışırken birbirinin ayağına basarsın.

Bazen yalnız bir slow şarkıdır hayat…

Işıklar sönük, gece uzun, kalp biraz kırık…

Ama müzik hiçbir zaman tamamen susmaz.

İnsan bazen hayatın temposunu kaybeder.

Yanlış yerde hızlanır.

Yanlış yerde yavaşlar.

Sonra dönüp hayata kızar:

“Çok yoruldum…” der.

Oysa bazen mesele hayat değildir.

Mesele, insanın kendi ritmini unutmasıdır.

Çünkü herkesin içinde başka bir melodi çalar.

Kiminin ruhu sakindir.

Kimininki fırtınalı…

Kimi sabırla yürür hayata, kimi korkarak, kimi de yaralarına rağmen dimdik.

Dans etmek sadece bedenin hareketi değildir.

Bir annenin sabah erkenden kalkıp sofrayı hazırlaması da bir danstır.

Bir babanın yorgun elleriyle eve ekmek getirmesi de…

Bir kadının kırıldığı yerden yeniden doğrulması da…

Hayat bazen sert bir müzik açar.

Hiç hazır değilsindir.

Ama yine de adım atmak zorunda kalırsın.

İşte o anlarda dans etmek; vazgeçmemektir.

Çünkü dans eden insan düşmez mi?

Düşer.

Ama ayağa kalkmayı ritmin içinden öğrenir.

Ben şuna inanırım:

Hayat bize her zaman müziği seçme hakkı vermez.

Ama adımımızı nasıl atacağımızı seçebiliriz.

Yavaş da yürüyebiliriz, coşkuyla da…

Sessizce de…

Yorgun ama dimdik de…

Mesele kusursuz dans etmek değildir.

Mesele ritme küsmemektir.

Çünkü insan ritme küstüğünde, umut da susar.

Bazen içimden bir şarkı geçer:

Dance Me to the End of Love…

Bu sadece bir aşk şarkısı değildir benim için.

Bu, hayata yazılmış bir cesaret mektubudur.

“Beni sevginin sonuna kadar dans ettir” derken aslında şunu söyler:

Hayat ne getirirse getirsin,

beni korkuya değil sevgiye götür.

Öfkeye değil merhamete…

Karanlığa değil ışığa…

Çünkü insan bazen en büyük yaralarını bile zarafetle taşır.

Acıyı estetikle anlatmak da bir direnme biçimidir belki.

Ve ben biliyorum…

Hayat yorabilir.

İnsan kırılabilir.

Bazı şarkılar insanın içine dokunup eski yaraları uyandırabilir.

Ama müzik başladığında hâlâ ayağa kalkabiliyorsak,

Hiçbir şey bitmemiştir.

Çünkü ritim varsa umut vardır.

Umut varsa insan yeniden yürür.

Yeniden sever.

Yeniden inanır.

Ve hayat…

Bazen tam da o anda dansa dönüşür.

İLGİLİ BAŞLIKLAR
- Reklam -
Kayseri Gün Medya

Son Eklenenler