Çarşamba, Şubat 4, 2026
Kayseri Gün Medya
Ana SayfaGündemDoğuma Hekim Değil Ebe Girdi: Sorumluluk Kime Ait?

Doğuma Hekim Değil Ebe Girdi: Sorumluluk Kime Ait?

Doğum süreci, sağlık hizmetleri içinde en hassas ve en hızlı karar alınması gereken alanlardan biridir. Bu süreçte ekip çalışması esastır ve ebeler normal doğumun takibinde önemli bir role sahiptir. Ancak hukuki açıdan bakıldığında, doğumu fiilen yürüten kişi ile ortaya çıkan sonuçlardan sorumlu tutulan kişi her zaman aynı olmayabilmektedir.

Hasta ile hekim arasındaki ilişki, hukukta “vekâlet sözleşmesi” olarak kabul edilir. Hasta, doğum sürecinin takibini belirli bir hekime emanet eder ve bu güven ilişkisi yalnızca tıbbi müdahaleleri değil, sürecin nasıl organize edildiğini de kapsar. Bu nedenle hekim, doğum sürecinde yalnızca yaptığı işlemlerden değil, sürecin denetimini sağlamaktan da sorumludur.

Uygulamada, özellikle normal seyreden doğumlarda sürecin büyük bölümünün ebeler tarafından takip edildiği bilinmektedir. Ebelerin bu alanda mevzuattan kaynaklanan yetkileri vardır. Ancak doğum dinamik bir süreçtir ve her an fetal distres gelişebileceği gibi acil sezaryen kararı da gerekebilir. İşte tam bu noktada, ebelerin yetkisinin hekim denetimi altında kullanılması hayati önem taşır.

Ne yazık ki birçok dava dosyasında benzer bir tabloyla karşılaşılmaktadır. Yani doğum süreci ebeler tarafından takip edilmekte, fetal sıkıntı belirtileri ortaya çıkmasına rağmen hekim doğumhanede bulunmamakta ve sezaryen kararı gecikmektedir. Bu gecikme sonucunda bebek oksijensiz kalmakta, kalıcı beyin hasarı gelişmekte ya da çocuk engelli doğmaktadır. Yargıya taşınan bu dosyalarda sorun genellikle tek bir noktada düğümlenmektedir: Hekim o anda nerede ve neden süreci bizzat denetlemiyordu?

Bu tür durumlarda sorumluluğun yalnızca ebeye yüklenmesi hukuken eksik bir değerlendirmedir. Çünkü hasta ile hukuki ilişki kuran, vekil sıfatıyla süreci üstlenen kişi hekimdir. Hekimin, doğum sürecini üçüncü kişi olan ebeye gördürmesi mümkündür; ancak bu durum hekimin sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Aksine, hekimin süreci denetlememesi, doğumhanede hazır bulunmaması veya gerekli organizasyonu sağlamaması, özen yükümlülüğünün ihlali olarak değerlendirilmelidir.

Öte yandan bu durum, ebelerin hiçbir zaman sorumlu olmayacağı anlamına da gelmez. Ebeler, kendi yetki alanları içinde ve hekimin bilgisi dışında gerçekleştirdikleri hatalı uygulamalardan dolayı müstakil sorumluluk taşıyabilirler. Ancak özellikle özel hastanelerde hastanın belirli bir hekimi tercih ederek başvurmasına rağmen, doğumun fiilen ebeye bırakılması ve olumsuz sonuç doğduğunda tek sorumlunun ebe olarak gösterilmesi, vekâlet ilişkisinin ruhuyla bağdaşmamaktadır.

Daha da önemlisi, hekimin işi üçüncü kişiye gördürmesi ancak hastanın bilgisi ve açık rızasıyla, ideal olarak da yazılı onamla mümkündür. Hasta, doğumu bizzat hekimin değil de ebelerin yöneteceğini bilmeden bu sürece dahil olmuşsa, sorumluluğun tek başına ebeye yüklenmesi hukuken mümkün değildir.

Doğum gibi saniyelerin bile hayati olduğu bir süreçte adil bir sorumluluk değerlendirmesi, ancak fiilî uygulama ile hukuki yükümlülüklerin örtüştürülmesiyle sağlanabilir. Sağlık hukukunun görevi de tam olarak budur: Hem hastayı hem sağlık çalışanlarını koruyan, gerçekçi ve hakkaniyetli bir denge kurmak.

İLGİLİ BAŞLIKLAR
- Reklam -
Kayseri Gün Medya

Son Eklenenler