Ana SayfaGündemBaşlamak Bitirmenin Yarısıdır

Başlamak Bitirmenin Yarısıdır

İnsan hayatı, zihinde kurulan ama bir türlü hayata geçirilemeyen planlar, “yarın yaparım” diyerek ertelenen hayaller ve o ilk adımı atmaktan korktuğumuz için kaçırılan fırsatlarla doludur. Hepimiz hayatımızın bir döneminde o meşhur eşiğin önünde beklemişizdir. Oysa geçmişten bugüne uzanan o köklü tecrübe bize her gün fısıldar: “Başlamak, bitirmenin yarısıdır.” Bu söz, sadece teselli veren edebi bir klişe değil; insan psikolojisinin ve yaşamın en çıplak gerçeklerinden biridir. Çünkü bir işe karar verip ilk adımı attığınızda, aslında en zorlu engeli, yani kendi içinizdeki eylemsizlik direncini aşmış olursunuz.
Bir işi gözümüzde büyüttüğümüz sürece, o iş bizim için aşılmaz bir dağa dönüşür. Yazılmayı bekleyen bir yazı, başlanması gereken bir proje, kurulmayı bekleyen bir iş ya da hayata geçirilecek bir fikir… Listeyi ne kadar uzatırsanız uzatın, hepsi başladığınız ana kadar sadece birer yük olarak omuzlarınızda bekler. Ancak kararlılıkla atılan ilk adım, zihindeki o sis perdesini dağıtır. Karar vermek, belirsizliğe son vermektir. İnsan bir kez yola çıkmaya görsün; yol kendi rehberini, kendi yöntemini de beraberinde getirir. İlk adımı takip eden ikinci adım, ilkinden her zaman daha kolaydır. Çünkü artık duran bir nesne değil, hareket halinde bir iradesinizdir. Evrenin, kararlı bir insanın önünden çekileceğine dair o eski inanç tam da bu yüzden doğrudur. Kararlılık, sadece bir niyet değil, yol boyunca karşımıza çıkacak engellere karşı kuşanılmış en güçlü zırhtır.
Elbette “mutlaka sonucu alır” demek, yolun her zaman pürüzsüz olacağı anlamına gelmez. Kararlılıkla başlayan bir süreçte düşüşler, duraksamalar veya yön değişiklikleri olabilir. Fakat kararlı insan için başarısızlık bir son değil, sadece bir geri bildirim, yönünü netleştiren bir kılavuzdur. Bir işe inanarak ve tüm varlığıyla başlayan birinin yarı yolda kaldığı pek görülmemiştir. Çünkü o ilk adımı attıran irade, rüzgar tersine döndüğünde de gemiyi limana ulaştıracak olan asıl güçtür. Kararlılık, zamanı ve şartları kendi lehinize bükmenin adıdır.
Bugün çevremize baktığımızda, yapamadıklarından pişman olan insanların çoğunun yeteneksizlikten değil, cesaretsizlikten ve ertelemekten kaybettiklerini görürüz. Mükemmel zamanı beklemek, hiçbir zaman gelmeyecek bir otobüsü durakta beklemeye benzer. Mükemmel zaman yoktur; sadece “şimdi” vardır. Eğer zihninizde büyüttüğünüz, kalbinizi kıpırdatan ama bir türlü elinizin gitmediği bir niyetiniz varsa, bugün kendinize bir iyilik yapın. Şu an, küçük de olsa bir adım atın. Bir satır yazın, bir telefon açın, bir plan çizin. Unutmayın; tarih, sadece niyet edenleri değil, cesaretle başlayıp kararlılıkla bitirenleri yazar. Yol sizi bekliyor.

İLGİLİ BAŞLIKLAR
- Reklam -
Kayseri Gün Medya

Son Eklenenler