Pazartesi, Ocak 12, 2026
Kayseri Gün Medya
Ana SayfaGündemBAHİS DEĞİL, BİR TOPLUMSAL FELAKET

BAHİS DEĞİL, BİR TOPLUMSAL FELAKET

Sanal kumar ve yasa dışı bahis, artık sadece bir alışkanlık ya da bireysel zafiyet değil; toplumun her kesimini içine çeken sessiz bir yıkıma dönüşmüş durumda. Gün geçtikçe daha fazla insan, bu bağımlılığın altında eziliyor ve çaresizliğini kısa videolarla tüm topluma duyurmaya çalışıyor. Ardından geriye, yarım kalmış hayatlar ve derin acılar kalıyor.

Geçtiğimiz günlerde yaşamına son veren beden eğitimi öğretmeni Şafak, bu karanlık tablonun son halkalarından biri oldu. Kumar bağımlılığı nedeniyle hem ekonomik olarak her şeyini kaybettiği hem de ailesi ve yakın çevresiyle bağlarının koptuğu anlatılıyor. Bir insanın, mesleğine ve hayatına tutunmuşken, adım adım bu noktaya sürüklenmesi; meselenin ne kadar derin ve tehlikeli olduğunu açıkça gösteriyor.

Bu bağımlılık sadece sanal sitelerle sınırlı değil. Kimi zaman kapalı kapılar ardında oynanan kağıt oyunları, poker masaları ve yer altına çekilmiş kumarhaneler de aynı yıkımı üretiyor. İşini büyüten, alın teriyle mülk sahibi olan, emeğiyle hayatını kuran insanların; zamanla bu oyunların içinde her şeyini kaybettiğine şahit oluyoruz. Kumar oynamanın cezası var, evet; fakat asıl sorun, bu düzenin hâlâ gizli şekilde sürdürülebiliyor olması.

Daha da vahimi, bu çarkın artık çok daha genç yaşlara ulaşmasıdır. Yasa dışı bahis çeteleri, toplumun her kesimine kısa mesajlarla ulaşıyor; özellikle maddi sıkıntı yaşayanları hedef alıyor. Üniversite öğrencilerinden dar gelirli gençlere kadar birçok insan, banka hesaplarını kiralayarak bu suç ağının parçası haline getiriliyor. Böylece sadece para değil, gelecekler de karanlığa çekiliyor.

Bu nedenle yapılması gereken artık sadece durumu tespit etmek değil, kararlı adımlar atmaktır. Yasa dışı, yasal bahis ve sanal kumar, çok daha katı ve caydırıcı yasalarla engellenmeli; bu ağları kuranlar kadar yayılmasına göz yuman yapılar da ağır şekilde cezalandırılmalıdır. Ancak mesele yalnızca cezayla çözülemez. Bu batağa düşmüş insanlar, dışlanarak değil devlet eliyle rehabilite edilerek hayata yeniden kazandırılmalıdır. Psikolojik destek, borç yapılandırmaları ve sosyal rehabilitasyon mekanizmaları devreye sokulmadıkça, aynı acılar tekrar etmeye devam edecektir. Kumarla mücadele, sadece bir güvenlik meselesi değil; aynı zamanda bir insan ve toplum sağlığı meselesidir. Bugün önlem alınmazsa, yarın kaybedilecek olan sadece bireyler değil, toplumsal vicdan olacaktır..

Önceki İçerik
Sonraki İçerik
İLGİLİ BAŞLIKLAR
- Reklam -
Kayseri Gün Medya

Son Eklenenler