Ana SayfaKategorisizÜniversite Puanı Yetmedi Diye Akademisyenin Görevine Son Verebilir mi?

Üniversite Puanı Yetmedi Diye Akademisyenin Görevine Son Verebilir mi?

Üniversitelerde son yıllarda giderek yaygınlaşan uygulamalardan biri, akademisyenlerin görev sürelerinin uzatılmasının belirli akademik performans puanlarına bağlanmasıdır. Bilimsel yayınlar, projeler, atıflar ve akademik faaliyetler üzerinden oluşturulan puanlama sistemleri, özellikle doktor öğretim üyelerinin yeniden atanma süreçlerinde önemli bir yer tutmaktadır.

Peki üniversite yönetimi, belirlediği puanı alamayan bir akademisyenin görev süresini uzatmayabilir mi? Daha da önemlisi, akademisyen göreve başladıktan sonra değiştirilen kriterler gerekçe gösterilerek yeniden atanması engellenebilir mi?

Öncelikle belirtmek gerekir ki üniversitelerin akademik kaliteyi artırmak, bilimsel üretkenliği teşvik etmek ve öğretim üyelerinin akademik faaliyetlerini değerlendirmek amacıyla belirli kriterler oluşturması hukuken mümkündür. Nitekim 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu, üniversitelere kanunda öngörülen çerçevede ek akademik koşullar belirleme imkânı tanımaktadır.

Ancak burada gözden kaçırılmaması gereken önemli bir husus bulunmaktadır: Üniversitenin akademik kriter belirleme yetkisi, bu kriterleri istediği zaman ve istediği şekilde uygulayabileceği anlamına gelmez.

Örneğin bir doktor öğretim üyesinin dört yıllığına atandığını düşünelim. Akademisyen, görev süresi boyunca üniversitenin o tarihte yürürlükte bulunan akademik kriterlerini esas alarak çalışmalarını planlıyor. Ancak üniversite yönetimi, görev süresinin bitmesine kısa bir süre kala yeni bir yönerge yayımlayarak yeniden atanma için gerekli puanı artırıyor veya daha önce puan verilen bazı akademik faaliyetleri değerlendirme dışı bırakıyor.

Ardından akademisyene, yeni kriterleri sağlayamadığı gerekçesiyle görev süresinin uzatılmayacağı bildiriliyor.

İşte burada mesele artık yalnızca akademik performans değil, aynı zamanda hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik meselesidir.

Çünkü bilimsel araştırma ve yayın faaliyetleri çoğu zaman uzun süre gerektirir. Bir makalenin hazırlanması, hakem değerlendirmelerinden geçmesi ve yayımlanması aylar, hatta yıllar sürebilir. Akademisyenin önceden bilmediği bir puan şartını kısa süre içerisinde yerine getirmesini beklemek her zaman mümkün değildir.

Nitekim Danıştay kararlarında da üniversitelerin ek akademik kriter belirleme yetkisi kabul edilmekle birlikte, bu yetkinin hukuki güvenlik, belirlilik ve ölçülülük ilkeleri çerçevesinde kullanılması gerektiği üzerinde durulmaktadır. Özellikle sonradan yürürlüğe giren kriterlerin önceki görev dönemine uygulanması ve akademisyene yeni koşullara uyum sağlayabilmesi için makul süre tanınmaması hukuki uyuşmazlıklara neden olabilmektedir.

Burada bir başka önemli ayrım daha bulunmaktadır. Akademisyenin yeniden atanma şartlarını taşıyıp taşımadığının değerlendirilmesi ile üniversite yönetiminin kişisel akademik beklentilerini karşılayıp karşılamadığı aynı şey değildir.

Üniversiteler bilimsel kaliteyi artırmak için objektif kriterler belirleyebilir. Ancak bu kriterlerin açık, denetlenebilir ve benzer durumdaki akademisyenlere eşit biçimde uygulanması gerekir. Aynı koşullardaki öğretim üyelerinden birinin görev süresi uzatılırken diğerinin hiçbir somut ve hukuken geçerli gerekçe ortaya konulmadan görevine son verilmesi, idarenin takdir yetkisi kapsamında sınırsız biçimde değerlendirilemez.

Öte yandan, bir akademisyenin görev süresinin dolması da üniversite yönetiminin bütün kararlarını yargısal denetim dışında bırakmaz. Yeniden atamama işleminin dayandığı kriterlerin hukuka uygunluğu, işlemin yetkili makam tarafından tesis edilip edilmediği ve gerekçelerinin somut olarak ortaya konulup konulmadığı idari yargı denetimine konu olabilir.

Hukuka aykırı bir yeniden atamama işleminin iptal edilmesi hâlinde ise kararın niteliğine ve somut olayın koşullarına göre akademisyenin görevine ilişkin haklarının yeniden değerlendirilmesi ve uğradığı parasal kayıpların giderilmesi gündeme gelebilir.

Elbette bu açıklamalar, her akademisyenin görev süresinin koşulsuz olarak uzatılması gerektiği anlamına gelmemektedir. Üniversitelerin bilimsel kaliteyi gözetme ve akademik performansı değerlendirme yetkisi vardır. Ancak bu yetkinin kullanılması sırasında hukukun temel ilkelerinden uzaklaşılması kabul edilemez.

Sonuç olarak, üniversite akademik puan şartı koyabilir; fakat akademisyenin önceden öngöremediği kuralları geçmişe uygulayarak veya objektif ölçütlerden uzaklaşarak görev süresinin uzatılmasını engelleyemez.

İLGİLİ BAŞLIKLAR
- Reklam -
Kayseri Gün Medya

Son Eklenenler