Salı, Mart 17, 2026
Kayseri Gün Medya
Ana SayfaGündemREHBERLİK EKSİKLİĞİ, KAYBOLAN YILLAR

REHBERLİK EKSİKLİĞİ, KAYBOLAN YILLAR

Gençlerin en çok zorlandığı konuların başında, gelecekte yapacakları mesleği seçme süreci geliyor. Tercih dönemlerinde verilen kararların çoğu zaman bilinçli bir yönlendirmeden çok, çevresel etkilere veya geçici heveslere dayandığını görmek zor değil. Geçtiğimiz günlerde staj yaparken karşılaştığım bir lise öğrencisi, okuduğu bölümde ciddi zorluk yaşadığını ve aslında farklı bir meslek tercih etmek istediğini açıkça dile getirdi. Bu durum yalnızca bireysel bir kararsızlık değil; doğru yönlendirme eksikliğinin somut bir göstergesiydi.

Oysa meslek seçimi, bir gencin hayatının en kritik dönemeçlerinden biridir. Bu süreçte ailelerin bilinçli rehberliği ve okullardaki rehberlik servislerinin etkin desteği hayati önem taşır. Ancak çoğu zaman gençler, kendi yetenekleri ve ilgileri analiz edilmeden, sadece sınav puanlarına göre yönlendiriliyor. Sonuç ise mutsuz öğrenciler, yarım bırakılan bölümler ve mesleki tatminsizlik oluyor.        

Burada gözden kaçırılan önemli bir gerçek var: Her çocuk aynı kalıba sığmaz. Akademik başarı tek ölçüt değildir. Kimi genç teknik becerilerde öne çıkar, kimi iletişimde, kimi üretimde, kimi sanatta… Ancak toplum olarak hâlâ belli meslekleri “başarı”, diğerlerini ise “alternatif” olarak görme hatasına düşüyoruz. Bu bakış açısı hem gençlerin özgüvenini zedeliyor hem de ülkenin ihtiyaç duyduğu ara eleman açığını büyütüyor.

Bir diğer sorun ise gençlerin meslekleri yeterince tanımadan tercih yapmasıdır. Sadece isim üzerinden yapılan seçimler, gerçeğin çok farklı olduğunu üniversite veya iş hayatına girince ortaya çıkarıyor. Oysa daha lise yıllarında sektörle temas kurabilen, staj imkânı bulan, meslek insanlarıyla konuşabilen gençlerin kararları çok daha sağlıklı oluyor. Hayat tecrübeyle öğrenilir; meslek de öyle.

Ailelere de önemli görev düşüyor. Çocukların yeteneklerini keşfetmek yerine, kendi hayallerini onlara yüklemek en büyük yanlışlardan biridir. “Ben olamadım, çocuğum olsun” anlayışı, farkında olmadan gençlerin hayatını zorlaştırabiliyor. Oysa en doğru yaklaşım, çocuğun ne istediğini anlamaya çalışmak ve ona yol arkadaşlığı yapmaktır.

Gençlerin potansiyelini doğru keşfetmek, yalnızca onların geleceğini değil, toplumun nitelikli insan kaynağını da doğrudan etkiler. Bu nedenle ailelerin daha bilinçli olması, rehberlik birimlerinin daha aktif çalışması ve meslek tanıtım süreçlerinin güçlendirilmesi artık bir ihtiyaç değil, zorunluluktur. Çünkü doğru meslek seçimi, sadece bir iş tercihinden ibaret değildir; insanın hayatla kurduğu ilişkinin temelini belirler. Yanlış tercih edilen bir meslek, yıllar sonra bile “keşke” duygusunu beraberinde getirir. Doğru tercih ise insanın hem kendine hem topluma faydalı olmasının kapısını açar.

İLGİLİ BAŞLIKLAR
- Reklam -
Kayseri Gün Medya

Son Eklenenler