Salı, Şubat 3, 2026
Kayseri Gün Medya
Ana SayfaGündemBünyan Ulu Camii: Taşta Yazılı Bir Tarih

Bünyan Ulu Camii: Taşta Yazılı Bir Tarih

Anadolu’nun birçok köşesinde olduğu gibi Kayseri’nin Bünyan ilçesinde de tarih, sessizce ayakta durur. Yanından geçip gittiğimiz, gölgesinde soluklandığımız yapılar; çoğu zaman bize kim olduklarını, kimler tarafından ve hangi şartlarda inşa edildiklerini fısıldar ama biz pek kulak vermeyiz. Bünyan Ulu Camii de işte bu sessiz tarih tanıklarından biridir.

Bünyan Ulu Camii hakkında bugün bildiklerimizin büyük bir kısmını, merhum tarihçi Mehmet Çayırdağ’a borçluyuz. Çayırdağ’ın 1980’li yıllardan itibaren yayımladığı ilmî makaleler, caminin sadece bir ibadet mekânı değil; aynı zamanda İlhanlı döneminin Anadolu’daki siyasi, sosyal ve kültürel izlerini taşıyan önemli bir yapı olduğunu ortaya koymaktadır.

Cami, 1333 yılında, İlhanlı Devleti’nin Anadolu valilerinden Tac-ı Kızıl oğlu Emir Zahireddin Mahmud tarafından yaptırılmıştır. Taç kapısı üzerindeki Selçuklu sülüsüyle yazılmış kitabe, bize yalnızca inşa tarihini değil, aynı zamanda dönemin anlayışını da anlatır. Kitabede yer alan Kur’an ayeti, hadis ve uzun unvanlar; devlet adamlarının yaptırdıkları hayır eserleriyle hem dünyada hem de ahirette iz bırakma arzusunu açıkça gösterir.

Bünyanlıların “Cami-i Kebir” ya da “Ulu Camii” diye andıkları bu yapı, zaman içinde Salih Bey Camii adıyla da anılmıştır. Kıble duvarına dik üç neften oluşan planı, ahşap tavanı, geometrik bezemeleri ve portalindeki stilize hayvan başı motifleriyle, Selçuklu geleneğinin İlhanlı dönemindeki devamlılığını yansıtır. Ne var ki yapılan onarımlara rağmen caminin bugün yeniden bakıma ihtiyacı olduğu da bir gerçektir.

Bu caminin banisi olan Emir Zahireddin Mahmud’un hayatı ise başlı başına bir tarih sayfasıdır. İlhanlı Sultanı Ebu Said Bahadır Han tarafından Anadolu valiliğine getirilen Zahireddin Mahmud, devletin en çalkantılı dönemlerinde görev yapmış; taht mücadeleleri ve iç savaşlar arasında kalmıştır. 1339 yılında Azerbaycan’da öldürülen Emir Mahmud, Mevlevî kaynaklarda halkına adaletle muamele eden, nadir rastlanır bir yönetici olarak anılır.

Zahireddin Mahmud’un babası Esen Kutluğ da Anadolu valiliği yapmış, Kayseri’de Tac-ı Kızıl Mahallesinin oluşmasına adını vermiştir. Ailenin izleri, yalnızca camilerle değil; vakfiyelerle, mahalle adlarıyla ve bugün dahi Kayseri’de yaşayan torunlarıyla sürmektedir. 1525 tarihli Tekgöz Kaplıcası vakfiyesi, bu sürekliliğin en somut belgelerinden biridir.

Tarih dediğimiz şey bazen büyük savaşlarda, bazen de bir cami kitabesinin birkaç satırında saklıdır. Bünyan Ulu Camii, bize şunu hatırlatır: Taş konuşmaz sanırız ama doğru bakmasını bilirsek, bize yüzyılların hikâyesini anlatır.

İLGİLİ BAŞLIKLAR
- Reklam -
Kayseri Gün Medya

Son Eklenenler