Salı, Şubat 3, 2026
Kayseri Gün Medya
Ana Sayfaİşte HayatBir varmış, bir yokmuş…

Bir varmış, bir yokmuş…

Zamanın kalbi henüz kırılmamışken, kelimelerin yıldızlara değdiği bir yerde sessizce yürüyen bir kadın yaşarmış.

Hayatını masal gibi yaşamak istermiş.

Yaralı yüreklere dokunan bir masal gibi…

Adını rüzgâr bilirmiş ama yüksek sesle söylemezmiş.

Çünkü onun adı, en çok sessizlikte yakışırmış kendine.

Kalbi camdan sanılırmış önce.

Dokunan herkes kırılacağını düşünürmüş.

Oysa kimse bilmezmiş; o camın içinden geçen ışık, karanlığı bile utandıracak kadar güçlüymüş.

Hayatı kolay olmamış.

Omuzlarında çok yük taşımış: başkalarının susamadığı sözleri, başkalarının yüzleşemediği gerçekleri ve en çok da kendi yaralarını…

Kimseyi incitmek istemezmiş.

Ama çoğu zaman en çok incinen yine kendisi olurmuş.

İncindiğinde bağırmaz, kırmaz, suçlamazmış.

Sadece susarmış…

Derdi, bir istiridye gibi kalbinin içine atarmış.

O dert, kalbinin sıcaklığında acıdan bir inciye dönüşsün istermiş.

Çok acı çekmiş.

Ama kimse acı çekmesin istermiş.

Çünkü bilirmiş; acı, paylaşıldıkça hafiflemez bazen, ama şefkatle dokunulduğunda iyileşirmiş.

Yaralı bir yüreğe dokunmak istermiş.

İzi kanatmadan, acıya tuz basmadan, sadece “buradayım” diyerek…

Ama masal bu ya; o kadın ağlarken bile yıkılmazmış.

Gözyaşlarını toprağa düşürür, oradan çiçek büyütürmüş.

Herkes çiçeği görürmüş, gözyaşını fark etmezmiş.

Sevmeyi bilirmiş.

Öyle aceleyle değil, öyle tüketerek hiç değil.

Sevgi onun kalbinde bir emanet gibi dururmuş.

Kıymet bilene cennet, bilmeyene ders olurmuş.

Ve bir gün…

Kimsenin beklemediği bir anda, kendi masalının anlatıcısı olmuş.

Artık başkalarının yazdığı hikâyelerde bir figüran değilmiş.

Kalemi eline almış, acıdan mürekkep yapmış, umudu başlık koymuş.

Masal hâlâ bitmemiş.

Çünkü bu kadın, henüz kendine en güzel sonu yazmamış.

Ama bilirmiş ki… bazı kadınlar acıdan inci yapar.

İLGİLİ BAŞLIKLAR
- Reklam -
Kayseri Gün Medya

Son Eklenenler