Pazartesi, Mart 16, 2026
Kayseri Gün Medya
Ana SayfaGündemBİR GENCİMİZİ DAHA NEDEN KAYBETTİK?

BİR GENCİMİZİ DAHA NEDEN KAYBETTİK?

Ahmet Minguzzi, Ata Emre, Hakan, Berkay… Ve şimdi Atlas. Bir gencimizi daha bu memleketin üstü örtülen hoyratlığına kurban verdik. Bir evin ışığı söndü, bir annenin ömrü yarım kaldı. Böyle zamanlarda soğukkanlılık tavsiye etmek kolaydır; fakat insanın içi yanarken aklı sakin tutmak kolay değildir. Çünkü yaşanan artık münferit bir olay değil, giderek alışılmasından korktuğumuz bir zincirin yeni halkasıdır.

Karşımızda yalnızca bir suç yok; karşımızda sınır tanımayan, pervasız ve vicdanla bağı kopmuş bir zihniyet duruyor. Hukuku ciddiye almayan, insan hayatını bir anlık öfkeye feda edebilen bu anlayış, her defasında başka bir genci hayattan koparıyor. Bugün konuştuğumuz isim Atlas; ama acının dili hep aynı, geride kalanların sorusu da aynı: Neden?

Atlas henüz 17 yaşındaydı. “Yan baktın” denilerek hayattan koparıldı. Bir gece önce evinde ailesiyle oturan, sıradan bir akşam yaşayan bir ailenin dünyası, birkaç dakika içinde paramparça oldu. Bir annenin feryadı kulaklarımızda yankılanıyor: “Bir gecede evladımı aldılar.” Bu sadece bir annenin değil, bu ülkenin cevapsız kalan çığlığıdır.

Sorun, basit bir tartışma ya da sözde bir bakış meselesi değildir. Asıl mesele, karanlığın ışığa tahammül edememesidir. Hayata tutunmaya çalışan, emeğiyle var olmaya çalışan gençlerin; kendi eksikliğini, öfkesini ve ezikliğini başkasının varlığında gören bir ruh hâlinin hedefi haline gelmesi… Bugün sokakta yürüyen her genç, aslında bu kontrolsüz öfkenin potansiyel muhatabıdır.

Bu nedenle mesele yalnızca Atlas’ın ailesini ilgilendiren bir adli dosya olmaktan çıkmıştır. Hiçbir mahkeme kararı bir evladın yerini dolduramaz; ama adil, açık ve tereddütsüz bir yargılama, toplumun yara alan adalet duygusunu bir nebze de olsa onarabilir. Çünkü burada sınanan şey, yalnızca bir dosya değil; hukukun caydırıcılığı, kamunun vicdanı ve “bir daha olmayacak” diyebilme iradesidir.

Eğer bu irade ortaya konulamazsa, kaybettiklerimiz sadece gençlerimiz olmayacak. Sokakta yürüme güvenimizi, yarınlara dair umudumuzu ve birlikte yaşama duygumuzu da yitireceğiz. Her defasında bir isim ekleyerek aynı cümleyi kurmaya devam edeceğiz: “Bir gencimizi daha kaybettik.” İşte asıl tehlike, bu cümleye alışmaktır.

İLGİLİ BAŞLIKLAR
- Reklam -
Kayseri Gün Medya

Son Eklenenler